Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3930 E. 2010/12889 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3930
KARAR NO : 2010/12889
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı şahıslar ile arasında yaptığı Kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden kendisine düşen iki adet daireyi noterde davalıya Gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile sattığını ve tamamen bitirilmiş olarak teslim ettiğini, bu dairelerden birinin bedeli ödendiği halde diğerinin bedeli olan 38.400,00.-TL’nin ödenmediğini, ihtarname çekmesine rağmen sonuç alamadığını belirterek, satış vaadi sözleşmesinin feshine ve dairelerin teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dava açma ehliyeti olmadığını, noterde yapılan sözleşme ile dava dışı …… İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nden daire satın aldığını, davacının bu sözleşmede taraf olmadığını, sözleşmedeki belirtilen değerin çok üstünde ödeme yaptığını, buna rağmen tapunun halen devredilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti olmadığı gibi satış bedeli ödendiği için davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ile …. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.’ni temsilen ….. önünde Beyoğlu ….. Noterliğinde düzenlenen 1.8.2002 tarihli konut satışına ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlığın 4077. Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında kanun kapsamında kaldığından duraksama olmamalıdır. Mahkemece, davanın bu sözleşmenin taraf olmayıp şirketi temsilen sözleşmenin imzalandığı kabul edilmişsede bu hususlar ancak gerekli mahkemede değerlendirilmelidir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı müteahhit’in dava dışı şahıslar ile yaptığı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden doğan alacak hakkının davalıya devrine ilişkin sözleşmenin feshine ve dairelere teslimine ilişkin olup, anılan sözleşme Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1-Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17.15. TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.