Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/399 E. 2010/8037 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/399
KARAR NO : 2010/8037
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Şirket ve dava dışı … ile 114 adet afet konutunun müşterek yapılması için 25.10.2003 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmeye göre %28 kar payının tarafına verilmesi gerektiğini, kendisine kısmi kar ödemesinin yapıldığını, bakiye 400.000,00 TL’nin ödenmediğini ileri sürerek bu alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava açma şartının oluşmadığını, kesin kabulün yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 114 adet afet konutunun birlikte yapılıp karın oranlar halinde bölüştürülmesi hususunda sözleşme yapıldığı, bu amaçla bir adi ortaklığın kurulduğu gerek davacının iddiası gerekse davalının kabulu ile sabittir. Davalının adi ortaklığın yoneticı ortağı oldugu da uyusmazlık konusu değildir. Hal böyle olunca adi ortaklıgın mahkemece tasfiye edilmesi gerekir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. maddesinde tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538. ve devamı maddelerinde gosterilmistir. B.K.nun 535/7. madde ve bendi gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildıginde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin adi ortalığın tüm ortaklarının davada taraf olarak yer alması sağlandıktan sonra B.K.nun 538. ve devamı maddeleri gereğince yapılması için mahkemece öncelikle tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları
2010/399-8037
takdirde ona göre karar verilmelidir. Anlaşamadıkları takdirde yönetici ortak olan davalıdan ortaklığıa ait belgeler temin edilerek,dava konusu ortaklığın B.K. 538 ve devamı maddeleri hükümlerine göre tasfiyesine karar verilerek gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken Yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.