YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4157
KARAR NO : 2010/7098
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
… vekili avukat … ile …Taş. Ltd. Şti vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.4.2008 gün ve 239-84 sayılı hükmün Dairemizin 7.12.2009 tarih ve 2009/4447-14162 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı şirkete müstahsil makbuzu ile pirinç sattığını, ancak davalının aldığı pirinçlerin bedelini ödemediğini ileri sürerek 6.000 TL’nın tahsilini istemiş, daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile de talebini 47.237.40 TL’na çıkartmıştır.
Davalı, davacıdan aldığı pirinçler karşılığında müstahsil makbuzu düzenlendiğini, vergi dairesinede stopajını yatırdıklarını, borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair kararının davacı temyiz sonucu bozulması üzerine bu defa davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında ve özellikle davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemiz bozma ilamındada belirtildiği üzere; davacıdan çeltikleri aldığını ve ancak bedelini ödediğini savunan davalının bu savunmasını ispat etmesi zorunludur. Davacı bu savunmasını, üzerinde satıcı davacının imzası bulunan ve kendisinde kalan makbuzla ispatlayabilir (VUK’nun 235.maddesi). Dairemiz bozma ilamındada bu husus vurgulanarak, davalı tarafça ibraz olunan müstahsil makbuzunda davacının imzasının bulunmaması nedeniyle davanın kabulü gerektiği belirtilmişsede, davalı taraf Yargılamadaki aşamalarda bu makbuzlardaki imzanın davacıya ait olduğunu savunduğu için öncelikle makbuzlardaki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacı taraftan sorulması, davacı tarafından imzanın kendisine ait olmadığının iddia edilmesi halinde de imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, imzaların davacıya ait olmadığının tespiti halinde davanın kabulüne, davacıya ait olduğunun
2010/4157-7098
saptanması durumunda ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken sehven bozma ilamında yer alan gerekçeyle bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalının buna ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca Dairemizin 7.12.2009 gün ve 2009/4447-14162 numaralı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının ikinci bentte yer alan gerekçeyle BOZULMASINA, 25.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.