YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4859
KARAR NO : 2010/12687
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 2004 ve 2005 yıllarında, davalıya ait biçerdöverin tamiratı için, takip konusu faturalarda yazılı olan malzemeleri davalıya sattıklarını, aralarındaki anlaşmaya göre malzemelerin ücretinin, 2005 yılında buğdayın biçilme zamanında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, 2005 yılı Eylül ayında, söz konusu döneme ait borç için iki adet fatura düzenleyerek davalıya gönderdiklerini, davalının, tebliğ tarihinden itibaren 8 günlük yasal süre içinde faturanın içeriğine itirazda bulunmadığını, ancak alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine kısmen itiraz ederek, borcun sadece 1.700,00 TL’lik kısmını kabul ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, faturalarda yazılı tüm malzemeleri davacılardan satın almadığını, alım satım sözleşmesinden uzun süre sonra düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığı gibi, kendisine tebliğ de edilmediğini, davacılara sadece 1.700,00 TL borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının Türk Ticaret Kanununun 23. maddesine göre sekiz günlük yasal süresi içerisinde faturaların içeriğine itiraz etmemesi nedeniyle, faturaların taraflar arasında kesinlik kazandığı, bilirkişinin fatura içerikleriyle örtüşmeyen beyanlarına itibar edilemeyeceği, davalının savunmasını yazılı delille ispat edemediği belirtilerek, davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına, itiraz edilen 9.558,38 TL’lik asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı alacaklıların, faturalara dayalı 11.258,38 TL’lik alacakları için başlatmış oldukları takip nedeniyle davalının, 1.700 TL’lik borcu kabul etmek suretiyle
2010/4859-12687
bakiyesine itiraz ettiği, davacıların da “itirazın iptali” istemiyle eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacılar da, davalıdan alacaklı olduklarını yasal delillerle kanıtlamak zorundadırlar. Yine ilamsız takibe dayalı olarak açılan … bu itirazın iptali davasında ispat yükü, kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa aittir. Takibe dayanak olarak gösterilen faturalar, borçlunun imzasını taşımayıp, alacaklı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden, tek başına alacağın varlığını ispat etmek için yeterli değildir. Ne var ki dava konusu olayda davalı, biçerdöverinin tamiri için davacılardan bir miktar malzeme satın aldığını kabul etmekle birlikte, satış konusu olmayan malzemelerin de faturalarda gösterildiğini, başka bir ifadeyle satın almış olduğu malzeme miktarının, davacıların iddia ettikleri miktar kadar olmadığını savunmuştur. Görüldüğü üzere davalı, faturada yazılı malzemelerin bir kısmını satın ve teslim aldığını, diğer bir kısmını ise satış yoluyla teslim almadığını savunmakla, satış sözleşmesine dayalı bir akdi ilişkinin varlığını, kendisine satılıp teslim edildiğini beyan ettiği malzemelerle sınırlı olmak üzere kabul etmekte, bakiye fatura miktar ve kapsamına itiraz etmekte olup, bu durumda da az yukarda açıklanan genel kural değişmeyecek, faturada belirtilen kadar malzemenin davalıya satılıp teslim edildiği konusundaki ispat yükü, yine satıcı davacılara ait olacaktır. Bu nedenle mahkemece, fatura konusu olup da taraflar arasında satılıp teslim edildiği ihtilaflı olan malzemelerin davalıya satış sözleşmesiyle teslim edildiğine ilişkin davacılardan tüm delilleri ve davalıdan da karşı delilleri sorulup, toplanarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, faturaların kesinleştiğinden bahisle, ispat yükü ters çevrilerek, davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 141.95 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.