Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4960 E. 2010/18160 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4960
KARAR NO : 2010/18160
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, kardeşi olan davalının,…4. İcra Müdürlüğünün 2007/2173 sayılı dosyası üzerinden, kendisi hakkında 300.000,00 TL bedelli bono gereğince başlatmış olduğu takibin, gerçek bir borca dayanmadığını, sadece imza kısmı kendisine ait olan, gerektiğinde kullanılmak üzere şirket kasasında bulunan boş bir senedin davalı tarafından doldurularak takibe konu edildiğini, davalı kardeşi ile birlikte adi ortaklık şeklinde işletmekte oldukları “… Petrol Ofisi İstasyonu”nu, dava dışı ……’na sattıklarını, her ikisinin de hisselerine düşen satış bedelini, yapılan protokollerle dava dışı üçüncü kişiden tahsil ettiklerini, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, nitekim senette “malen” kaydı mevcut olup, davalıdan herhangi bir mal almadığını, senedin tanzim amacı dışında kullanıldığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kardeşi ile aralarında mevcut olan, adi ortaklık sözleşmesinin 6.maddesinde, tarafların karşılıklı olarak hesaplar üzerinde uzlaşıp ibralaşmaları halinde, ortaklık konusu benzin istasyonunun satılacağının kararlaştırıldığını, söz konusu bononun da, bu amaçla düzenlendiğini, şirket kasasında boş olarak saklandığı iddiasının haatın olağan akışına aykırı olduğunu, daha önce ortaklık konusu Petrol İstasyonunun yanında bulunan ve davacı ile kendisine ait olan 2 parsel sayılı arsanın, kredi kullanımı amacı ile, tekrar iade edilmek kaydıyla, 04.08.2006 2010/4960-18160
Tarihinde dava dışı Çakar Petrol A.Ş’ne devredildiğini, ancak arsanın iade edilmemesi durumunda uğrayacağı zararlara ve davacının kendi nam ve hesabına kullanmış olduğu özel harcamalara karşılık olmak üzere, ibralaşmak amacı ile davacı tarafından takip konusu bononun verildiğini savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, 31.10.2007 tarihli celsede, taraf vekillerince tanık dinlenmesine muvafakat edilmiş olması nedeniyle, dinlenen her iki tarafa ait tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarca, 17.10.2006 tarihli protokol ile benzin istasyonunun bulunduğu 4934 ada 3 parselin, hemen yanında bulunan 2 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dava dışı ……’na satılarak devredildiği, adı geçen kişi ile yapılan protokol ve yine 20.10.2006 ve 22.10.2006 tarihli ek protokollerle her iki parselin satış bedeli karşılığı olarak ilgili çeklerin alındığı, bu çeklerin dağıtımına ilişkin taraflarca da imzalanan protokollerin düzenlendiği, her ne kadar davalı tarafından dava konusu senedin, dava dışı … Petrol’e, alınacak ticari kredi için 2 parsel sayılı arsanın devredilmesi karşılığında davacı tarafından verildiği, arsanın geri iade edilmemesi nedeni ile de senetteki borcun devam ettiği savunulmuşsa da, … Petrol tarafından 4934 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tekrar iade edildiği, taraflarca Petrol İstasyonunun bulunduğu 3 ve 2 parsel sayılı arsaların, dava dışı ……’na satıldığı, davalının savunmasının, taşınmazın geri dönmüş olması nedeni ile yerinde olmadığı, yine takip konusu bononun, davalı tarafından tarafların ibralaşmaları sırasında ve ortaklık sözleşmesinden önce ve sonra, davacının kendi nam ve hesabına kullanmış olduğu özel harcamalar karşılığında verildiği iddia edilmiş ise de, bu savunmaya ilişkin davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı gibi, bizzat davalı tanık beyanlarında dahi bu hususa yer verilmediği, davalı tanıkları tarafından da, senedin … Petrol’e verilen arsanın geri dönmemesi halinde teminat olması amacı ile verildiğinin belirtildiği, bu şekilde davacının, davaya konu 08.12.2006 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı belirtilerek davanın kabulüne, davacının,…4.İcra Müdürlüğünün 2007/2173 sayılı icra takibine konu edilen, 10.08.2006 tanzim ve 08.12.2006 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2010/4960-18160
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince, menfi tespit davasında alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin, haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gereklidir. Dava konusu olayda davalı alacaklının, takipte kötüniyetli olduğu, davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre, davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün, (1) no’lu bendinin üçüncü pragrafında bulunan (%40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine) sözlerinin tümüyle karardan çıkarılarak, yerine (davacının inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 4.050,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.