YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5234
KARAR NO : 2010/9172
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
1-… 2-… vekili avukat … ile 1-… 2-… vekili avukat … 3-… 4-… aralarındaki dava hakkında … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.9.2008 tarih ve 323-293 sayılı hükmün Dairenin 18.11.2009 tarih ve 6863-13410 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılardan …, davalı … ile 1.3.1991 tarihli taşınmaz devrine ilişkin harici sözleşme imzalayarak … Kadastro Mahkemesinin 1991/116 esas sayılı dosyasında dava konusu olan ve dava dışı … varislerinden satış vaadi sözleşmesi ile davacı … tarafından satın alınan … köyü kolon yakası mevkiinde tapunun 13-14 sırasında kayıtlı 8.500 dönüm arazinin, dava sonucunda … adına tescil edilecek kısmın yarısını …’e veya onun gösterdiği … ve … adına devir ve teslim etmeyi kabul ettiğini, buna mukabil dava masraflarını davalı … karşılayacağını, ayrıca dava masraflarına teminaten davalı …’e bir başka taşınmazın(972 parselin 20bin m2 si) tapudan devredildiğini, harici sözleşme uyarınca 29.7.1992 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile dava konusu taşınmazın 2/8’ni davalı …’e, 1/8’ ni davalı …’e, 1/8 ni de davalı …’ye 500 YTL bedelle satmayı vaad ettiğini, daha sonra 30.7.1992 tarihli davanın masraflarına ilişkin ek protokol imzalandığını, buna göre dava reddolunursa yapılan masrafların teminaten verilen taşınmazdan karşılanacağı, kabul olunursa davalı … taşınmazı geri vereceğinin kararlaştırıldığını, bu arada Kadastro Mahkemesindeki 1991/116 sayılı davanın reddedilip Yargıtayca onadığını, bu aşamada davalıların taşınmazı almaktan vazgeçtiklerini sözlü olarak beyan edip masrafları karşılamaktan vazgeçtiklerini, ancak kendileri davayı takip edip karar düzeltme aşamasında kararın bozulduğunu ve 1999/37 esasını aldığını, davalıların edimlerini yerine getirmemeleri üzerine 10.5.2005 tarihli ihtarname ile 29.7.1992 tarihli satış vaadi sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini, ancak bundan önce davalı …’nin satın aldığı hissesini 5.1.2005 tarihinde noterden diğer davalı … Saygılıya
2010/5234-9172
devrettiğini, bu davalının da Kadastro mahkemesindeki davaya satış vaadi sözleşmesini sunarak müdahil olduğunu, davalı … teminaten aldığı taşınmazı da 10.4.2006 da tapudan 3.bir kişiye satıp devrettiğini, davalıların sözleşme şartlarını yerine getirmedikleri gibi teminaten aldıkları taşınmazı da sattıklarını, sözleşmelerin üzerinden 10 yıl geçtiğini ileri sürerek 29.7.1992 ve 5.1.2005 tarihli satış vaadi sözleşmelerinin iptalini istemişlerdir.
Davalılardan … ve Hakkı davanın reddini dilemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacıların davayı açmakta hukuki menfaatlerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacıların temyizi üzerine hüküm dairemizce onanmış olup, bu kez davacılar karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Taraflar arasındaki 1.3.1991 tarihli taşınmaz devrine ilişkin harici sözleşme ile … Kadastro Mahkemesinin 1991/116 esas sayılı dosyasında dava konusu olan ve dava dışı … varislerinden satış vaadi sözleşmesi ile davacı … tarafından satın alınan … köyü kolon yakası mevkiinde bulunan tapunun 13-14 sırasında kayıtlı 8.500 dönüm arazinin, dava sonucunda … adına tescil edilecek kısmın yarısının davalı … veya onun gösterdiği diğer davalılar … ve … adına devir ve teslim edileceği, buna mukabil dava masraflarının davalı …’ün karşılaması kararlaştırılmıştır. Nitekim, harici sözleşme uyarınca taraflar 29.7.1992 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davacı … dava konusu taşınmazın 2/8’ni davalı …’e, 1/8’ ni davalı …’e, 1/8 ni de davalı …’ye 500 YTL bedelle satmayı vaad etmiştir. Davacılar, yapılan sözleşme ve protokol uyarınca kendi üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiklerini, … Kadastro Mahkemesi’nin halen 1999/37 esasına kayıtlı ve derdest davasının masraflarının davalılarca karşılanmadığı gibi yapılan masraflara teminaten verilen taşınmazın da 3.bir kişiye tapudan devredilip satıldığını, davalı …’nin de noterden satış yapılan hissesini, 5.1.2005 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile noterden davalı …’ya devrettiğini, bu davalının da Kadastro Mahkemesindeki davaya müdahil olup satın aldığı payı oranında adına tescil talebinde bulunduğunu, davalıların edimlerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandıklarını iddia ederek sözleşmelerin iptali istemli eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece, taşınmazın tapusuz olması nedeniyle sözleşmenin geçersizliğinin kadastro mahkemesinde görülen derdest davada ileri sürülebileceği ve davacıların Kadastro Mahkemesinin 1999/37 sayılı dosyasında iptalini talep ettikleri
2010/5234-9172
sözleşmelerin geçersizliğini her zaman ileri sürebilecekleri, bu nedenle davacıların davayı açmakta hukuki menfaatlerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kabulün aksine sözleşmelerin iptalini istemekte davacıların hukuki menfaatleri vardır, zira Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan davada, davalı … müdahale talebinde bulunmuş olup onun payına ilişkin olarak karar verilecek olup, diğer davalılar taraf olmadıklarından onlar için bağlayıcı bir hüküm olmayacaktır. Öyle olunca, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacıların karar düzeltme talebi kabul edilmeli ve dairemiz onama kararı kaldırılıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 2009/6863 Esas 2009/13410 karar sayılı 18.11.2009 tarihli onama kararının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün davacılar yararına BOZULMASINA, 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.