Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5265 E. 2010/9657 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5265
KARAR NO : 2010/9657
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

… ile….Şube Müd vekili avukat .aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 3.3.2009 tarih ve 256-57 sayılı hükmün Dairenin 10.12.2009 tarih ve 2009/8458-14486 sayılı ilamıyla dilekçenin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı tarafından kaçak su kullanıldığından bahisle borç tahakkuk ettirilerek sayacının söküldüğünü ve 8,90 YTL.’nin tahsil edildiğini, hakem heyetince talebinin reddine karar verildiğini ileri sürerek, hakem heyeti kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi zararlarının giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı hakkında abonesiz artezyen suyu kullanmaktan 7.6.2007 tarihinde kaçak tutanağı düzenlendiğini, tutanaktaki bedelin ödenmesi için aynı tutanakla 27.6.2007 tarihine kadar süre tanındığını, davacının tutanağın tutulduğu gün kuruma 9,19 YTL ödeme yaptığını, ancak aynı gün tutulmuş olan tutanağın şubeye intikal etmemiş olduğundan tutanak bedelinin bakiyesinin kaldığını, kalan bakiyeye ilişkin 4.7.2007 tarihinde ihbarnamenin davacıya iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, bakiye borç nedeniyle 16.4.2008 tarihinde su sayacının söküldüğünü, davacının aynı gün bakiye 8,90 YTL’ yi ödemekle sayacın yeniden bağlandığını, davacının haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm; davacı tarafın temyizi üzerine dairemizce, davacının hakem heyeti kararına da konu olan 8.90 YTL.’nin tahsili isteği miktar itibariyle 4077 sayılı kanunun 22. maddesinde ve HUMK nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırı altında kalmakta ise de, maddi ve manevi tazminat istekleri de gözetildiğinde, kararın kesinlik sınırlarının dışında kaldığı, ancak 3.3.2009 günlü ilamı temyiz eden tarafa 11.5.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz dilekçesinin 12.6.2009 tarihinde verildiği, 15 günlük yasal temyiz süresinin geçirildiği belirtilmekle, davacının süresinde olmayan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 2009/8458 esas, 2009/14486 karar ve 10.12.2009 tarihli temyiz dilekçesinin reddi kararı verilmiştir. Davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davacı, temyiz dilekçesini 21.5.2009 günü verdiğini, kalem hatası ile dilekçesinin görevsizlik kararı verilen ilk dosya içine konulduğunu, temyiz talebinin süresinde olduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten, davacının harca tabi olmaksızın hakim havalesini taşıyan temyiz dilekçesini 21.5.2009 günü mahkeme kalemine verdiği anlaşılmakla temyiz talebinin süresinde olduğu bu kez yapılan
inceleme ile anlaşılmakla, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile temyiz dilekçesinin süreden reddine dair 2009/8458 esas, 2009/14486 karar ve 10.12.2009 günlü dairemiz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Davacı, davalı tarafından kaçak su kullanıldığından bahisle borç tahakkuk ettirilerek sayacının söküldüğünü ve 8,90 YTL.’nin tahsil edildiğini, hakem heyetince talebinin reddine karar verildiğini ileri sürerek, hakem heyeti kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkin eldeki davayı açmıştır. Davalı kurum tarafından, 7.6.2007 tarihli kaçak tutanağı ile davacı hakkında abonesiz sayaçtan su kullanımı yapıldığı belirtilmekle kaçak işlemi yapılmıştır. Ne var ki, taraflar arasında kaçak işlemi yapılan sayaca ilişkin 15.1.2007 tarihinde sözleşme akdedildiği, davacının, davalı kurumca tespit edilen kaçak bedelinin bakiye kısmı 8,90 YTL’yi 16.4.2008 tarihinde su sayacının sökülmesi üzerine aynı gün yatırdığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, “davacı hakkında başlatılmış bir icra takibi yada açılmış bir dava yokken davalının kendisine bildirmesi üzerine ihtiyati tedbir kararı ile aleyhine icra takibi yapılmasını durdurma menfi tespit davası açma gibi hakları olduğu halde bunları kullanmadan ve ihtirazi kayıt dahi koymadan kendi serbest iradesi ile ödeme yaptığı için davalıya yönelik istirdat davası açamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, talep ettiği bedeli kaçak işlemi yapılıp sayacının sökülmesi üzerine davalı kuruma ödemiştir. Öyle olunca, davacının kendi serbest iradesi ile ödeme yaptığının kabulü mümkün olmayıp, davacıya tazminat talepleri açıklattırılarak sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 2009/8458 esas, 2009/14486 karar ve 10.12.2009 günlü kararının kaldırılmasına, 2.bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.