Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5266 E. 2010/15906 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5266
KARAR NO : 2010/15906
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı site vekili, Soli-1 tesislerinde bulunan bağımsız bölümlerde içme suyu olarak kullanılan ve bu tesislere ait tüm bahçenin sulamasında artezyen kuyusunun kullanıldığını ve davalı kurum abonesi olduklarını, davalı tarafından atık su bedeli ve çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirildiğini, nitekim son ödeme tarihi 17.5.2007 olan 55.241,47 YTL atık su borcu olduğunun bildirildiğini, oysa artezyen kuyusundan çıkan suyun büyük bir bölümünün bahçe sulamasında kullanıldığını, davalı tarafça bahçe sulamasında kullanılan suya da atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini, sayaçtan geçen su miktarının tamamı üzerinden atık su bedeli ve çevre temizlik bedelini tahakkuk ettirmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu bildirerek 17.5.2007 tarihli gecikme zammı hariç 55.241,47 YTL’lik faturanın 40.000 YTL’lik kısmından davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalı kurum vekili, meskenlerde ve bahçe sulamasında kullanılan suyun aynı sayaçtan geçirilmesinin sitedeki tesis sisteminden kaynaklandığını, kurum olarak sayaçtan geçen su miktarının ne kadarının kanalizasyona verildiği ne kadarının bahçe sulamasında kullanıldığını bilmenin ve ayırmanın imkansız olduğunu, sayaçtan geçen suyun tamamına atık su bedeli tahakkuk ettirmek zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı taraf, sitede ve bu siteye ait bahçenin sulamasında kullanılan suyun kendi imkanları ile açtırdıkları artezyen kuyusundan karşılandığını, davalı kurum tarafından atık su bedeli tahakkuk ettirilirken hem meskenlerde kullanılan suya hem de bahçe sulamasında kullanılan suya atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini, halbuki suyun büyük bir bölümünün bahçe sulamasında kullanıldığını ileri sürerek davalı kurumca tahakkuk ettirilen faturadan dolayı 40.000 YTL borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu bilirkişiden rapor alınarak, bahçe sulamasında kullanılan su miktarı tespit edilerek bu miktar kadar davacının atık su bedelinden sorumlu olmadığına karar verilmiştir.
Ne var ki, MESKİ tarifeler Yönetmeliği’nin 15.maddesinde her abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceği kabul edilmiş ve o miktarda da atık su bedeli ödemekle yükümlü tutulmuştur. Davacıya ait tesislerde(konut ve bahçe) kuyu suyu kullanıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim, davacı taraf artezyenden çıkan kuyu suyunu kullandığını açıklamaktadır.
Uyuşmazlık, kanalizasyon tesisine aktarılmayan ve bahçe sulamasında kullanılan suya, MESKİ’nin atık su bedeli (ksub) uygulayıp uygulayamayacağı noktasında toplanmaktadır. 20.11.1981 gün ve 2560 sayılı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) ‘nin Kuruluş Yasası’na eklenen Ek madde uyarınca tüm Büyükşehir belediyelerinde bu yasa hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda da, Davacı’nın artezyen suyu kullandığı ve böylelikle atık su da ürettiği anlaşıldığından, davacı, MESKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uyarınca sorumludur. Davalı İdare’nin tesisinin olup olmaması ve bahçe sulamasında kullanılması sonuca etkili değildir. Nitekim Yargıtay hukuk Genel kurulu’nun 5.3.2003 gün ve 2003/13-139 Esas ve 2003/142 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Öyle olunca, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davcının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.