YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5495
KARAR NO : 2010/12064
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kredi sözleşmesi imzalanarak ihtiyaç kredisi verildiğini, davalının kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle davalıya kat ihtarnamesi gönderildiğini ve alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve %40‘dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş: hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde, kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı…” mal, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi” tüketici, “mevzuatları gereği tüketicilere, nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kurulusu ve finansman şirketlerini “kredi veren olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 10. maddesi gereğince, “Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir.” Bu Yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle, kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
2010/5495-12064
Somut olay değerlendirildiğinde, davalı tüketicinin davacı kredi verenden tüketici kredisi aldığı ve bu kredinin geri ödemesiyle ilgili uyuşmazlık bulunduğu, anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü gereğince, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.