YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5747
KARAR NO : 2010/14487
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ….Müh.Ltd.Şti.’nin yüklenici olarak inşa ettiği binadan şirketin ortağı ve temsilcisi davalı …’ndan bir daire satın aldığını, satış bedelinin 65.000 TL olup, 5.000 TL’sini peşin, kalan kısmını da ….’den kullandığı konut kredisi ile ödediğini, yapımı süren inşaatın satın aldığı dairenin seviyesine geldiğinde davalı … tarafından gösterildiğini, dairenin 128 m2, 3 oda-1 salon, mutfak, banyo, wc ve balkondan ibaret olarak vaat edildiğini, salon olarak gösterilen kısmın geniş olması üzerine duvar çekilerek salon + 1 oda haline getirilebileceği, masraf da istenmeyeceği, bu şekilde 3 oda 1 salon olacağı, dairenin teknik şartlarında ve bu hususta yazılı sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 11.maddesindeki “dairenin salon kısmı iskandan sonra tamamlanacak, ayrıca hiçbir ücret talep edilmeyecek” hükmünün bu yüzden konulduğunu, ancak 128 m2 olarak beyan edilen dairenin, iskan ruhsatında 112,92 m², tapu senedinde 59,60 m² olduğunu sonradan tespit ettiğini, bundan önce banka tarafından görevlendirilen uzmanların konutta değer takdiri yaptıklarını ve dairenin 128 m² olduğunu raporlarında belirttiklerini, bir süre sonra aldığı konutun kendisine taahhüt edilen şekilde yapılmadığını, dairenin salon olarak kendisine gösterilen kısmının gerçekte ortak alan olduğunu öğrendiğini, davalı …’ya yaptığı başvuruda sorunu halledeceğini, bu konuyu hiç kimseye duyurmaması gerektiğini, aksi halde sorunun giderilmeyeceğini söyleyerek yasal girişimlerde bulunmasını engellediğini, ısrarı üzerine davalının sorunu tadilat projesi hazırlayarak halledeceğini taahhüt ettiğini, davalıya ayıbın giderilmesi için defalarca başvurduğunu, bu hususta tanıkları mevcut olduğunu, tadilat projesiyle salon olarak kullanılan bölümün ruhsatta teras olarak düzeltildiğini, bu haliyle beklentilerini karşılamadığını, ancak ekonomik nedenlerden dolayı daireye yerleşmek zorunda kaldığını belirterek daire için … olduğu 65.000 TL bedelden ayıp indirimi yapılarak bu bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının gizli olan ayıbı süresinde satıcıya ihbar etmeyip davaya konu bağımsız bölümü bu haliyle kabul ettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı bankanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi bağlı kredi değildir. Kredi veren banka eksperleri tarafından dairede yapılan inceleme sırf başkanın kullandığı kredinin teminatı yönünden olup, kendi iç ilişkisi dahilindedir. Hal böyle olunca davalı bankaya yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, karar bu nedenle bozmayı gerektirir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı ve davalı … arasında aktedilen harici sözleşmenin 11.maddesi hükmüne göre, davalı projeye aykırı hususların tamamlanacağını taahhüt ettiği gibi mahkemece alınan bilirkişi raporu ve kabule göre de projenin davacıyı yanıltacak şekilde gizli ayıplı olduğu, dinlenen tanıkların beyanlarından davacının ayıbı öğrenir öğrenmez satıcıya ihbar külfetini yerine getirdiği ve davalının kendisini oyaladığı hususlarını kanıtlamış olup, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda 1.nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı banka yararına, 2.nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 2.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.