Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5748 E. 2011/1741 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5748
KARAR NO : 2011/1741
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davalı vekili avukat Serap Bilgin’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, yeminli mali müşavir olarak davalı şirkete hizmet verdiğini, taraflar arasında denetim ve tasdik sözleşmeleri aktedildiğini, ayrıca kdv iadesi tasdik sözleşmeleri de yapıldığını, 2004-2007 yılları arasındaki denetim ve tasdik sözleşmelerinden doğan ücretinin eksik ödendiğini, kdv iadesi tasdik sözleşmesine ait 2006 yılının tamamı ve 2007 yılının 1 ila 8. aylarına ait ücretlerinin de ödenmediğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin 264.981 TL üzerinden devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 2001 yılından beri mali müşavirlik yapmakta iken 2008 başında görevinden kendi isteği üzerine ayrıldığını, taraflar arasında her yıla ilişkin sözleşmeler düzenlediğini, tüm bu süre içinde davacıya yapılan ödemelerin defterlerde kayıtlı olduğunu, ancak tarafların şifahi anlaşmaları ile asgari tarifenin % 50 si ve bazen de daha fazla tenzilatla ücretin belirlendiğini, bu durumun teamül halinde geldiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 14.531,03 TL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/5748 2011/1741
2-Davacı, yeminli mali müşavir olarak davalı şirkete vermiş olduğu hizmet kapsamında bir kısım ücretinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinin 5.8.2009 tarihli raporu ile, taraflar arasında aktedilmiş sözleşmeler, yeminli mali müşavir hizmetine ilişkin asgari tarife ve davalı şirket tarafından yapılan ödemeler nazara alınarak davacının 14.531,03 TL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de, bilirkişiler davacıya davalı tarafça yıllar içinde yapılan ödemeleri ayrıştırmadan dava konusu hizmetlere yapılmış olarak kabul edip mahsup yapmışlar, davacı da mahsup edilen bir kısım ödemelerin önceki yıllara ait verilen hizmete ilişkin olduğu gibi hizmetin türüne göre ayrıştırma yapılmadığını ileri sürmüştür. Öyle olunca, bu rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, yeniden aralarında bir “Yeminli Mali Müşavir’in” de bulunduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin 2001 yılından beri devam ettiği de nazara alınarak davacıya yapılan ödemeler, yıllara göre ayrı ayrı, verilen hizmetin türü de nazara alınarak (tam tasdik veya KDV İadesi tasdik raporu) belirlenmeli ve bundan sonra dava konusu edilen alacağa ilişkin olduğunun anlaşılması halinde davacının toplam alacağından mahsup edilerek çıkan sonuca hükmedilmelidir. Eksik inceleme ile, yetersiz bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 825.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 648.15 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 15.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.