YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5882
KARAR NO : 2010/8299
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin KSUB abonesi olduğunu, fatura tahakkukuna rağmen KSUB bedellerini ödemediğini ileri sürerek, KSUB bedeli ile gecikme zammı toplamı 23.085 TL.nin asıl alacağın aylık %4 faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, aynı alacak nedeni ile açılan itirazın iptali davasınınn kabul edilip kesinleştiğini başkaca talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1.567 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, asıl alacak 1.007 TL.nin dava tarihinden aylık %4 gecikme faizi yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı şirketin (önceki adı ile Özcan şirketi ) davacı idarenin KSUB abonesi olduğu ve sözleşmenin özel şartlar bölümünün dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı kurumun kuruluş kanununda alacaklarına 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı kurum alacağına 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulanabilmesi için abonelik sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunması gerekir. Bu itibarla,davaya konu aboneliğe ilişkin abone sözleşmesinin özel şartlarını da
içerir şekilde sözleşme istenerek , 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası alınacağına ilişkin hükmün bulunması halinde faturadaki son ödeme tarihlerinden itibaren gecikme cezası hesabının yapılarak bir karar verilmesi gerekir. Ancak, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davacı, sözleşmede 6183 sayılı yasa gereği gecikme cezası alınacağına dair kararlaştırma bulunmayan alacakları için temerrüt tarihinden itibaren avans faizi isteyebilir. Öyle olunca bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak sonucuna uygun hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulanan faizin ne şekilde belirlendiği açıklanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile gecikme bedeli ve % 4 faiz üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Kabul şekli bakımından; 6183 sayılı yasa gereğince hesaplanan gecikme zammı faiz niteliğindedir. Hal böyle olunca BK.nun 104/son maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, 1.007 TL asıl ve 559 TL gecikme zammı toplamı üzerinden faiz yürütülmesine karar verilmesi de yanlış olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 10.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…