YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5987
KARAR NO : 2010/13492
KARAR TARİHİ : 20.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın 20.02.2007 tarihli vekalet ücreti sözleşmesi ile vekilliğini üstlendiğini, 2.02.2008 ile 2.05.2008 tarihleri arasında 4 adet icra dosyalarını takip ettiğini, takip edilen icra dosyasından tahsilat yapıldığı halde sözleşmeye göre hakettiği vekalet ücretinin ödenmediğini, 4.4.2008 tarihli dilekçe ile sözleşmenin 13/1 maddesine dayalı olarak sözleşmeyi haklı feshettiğini ,sözleşme uyarınca ödenmesi gereken toplam 11159,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı bankanın 20.02.2007 tarihli sözleşmesi ile vekilliğini üstlendiği, icra takip dosyasını takip ederken tahsilat yapıldığı halde sözleşme uyarınca vekalet ücretinin ödenmediğinden sözleşmeyi haklı feshettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının vekalet ücreti talep ettiği dosyanın sözleşmenin 5./3 maddesi gereğince davacı harici bankanın görevlendirdiği başka bir avukat tarafından takip edilip edilmediği hususundadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin 5/3 maddesi üzerinde hiç bir açıklama ve araştırma yapılmadığı da anlaşılmaktadır. Davalı banka alınan bilirkişi raporuna itirazında da sözleşmenin 5-3 maddesinde “Banka herhangi bir nedenle (işbölümü,… dağılımı, 2010/5987-13492
sözleşmenin feshi vb)Avukatın bakmakta olduğu işi bir başka avukata aktarırsa veya bir başka avukatın baktığı işi Avukata aktarırsa, bu durumda da avukatlık ücreti, Banka Genel Müdürlüğünün işi izleyen Avukatların hizmetleri ile orantılı olarak yapacağı takdire göre tevzi edilecek olup Avukat bu hususu peşinen Kabul etmiştir.”düzenlemesi olduğunu ve dava konusu takip dosyasının davacı ile bereber başka bir avukat tarafından da takip ettiği ni ileri sürmüştür. Hal böyle olunca sözleşmenin bu maddesi değerlendirilerek bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.