Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6029 E. 2011/9569 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6029
KARAR NO : 2011/9569
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat…geldi, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan 1680 nolu parseli 10.6.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, tapu devri için müracaatında taşınmazın orman olduğu ve davalılar tarafından bu hususun bilinerek kendisinden gizlendiğini, ileri sürerek, taşınmazın rayiç değerinden şimdilik 30.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müteselsilen ödetilmesini istemiştir.
Davalı, satış vaadi sözleşmesinde taşınmazın hukuki durumunu bilerek satın aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20058/404 Esas sayılı dosyasında, davalılar aleyhine davaya konu satış vaadi sözleşmesine dayanarak bu akde konu taşınmazın tapusunun iptali ve adına tescili için dava açtığı ve o davada eldeki dava dosyasının bekletici mesele yapıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. HUMK’nun 45. maddesi “aynı mahkemede yürütülmekte olan davalar aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir” hükmünü içermekte olup, aynı maddenin 3. fıkrasında, “ davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” hükmü bulunmaktadır. O halde, iki dava arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu ve bir dosyada verilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olduğunun kabulü zorunludur. Bu itibarla az yukarıda anılan dava ile eldeki davanın birleştirilerek yargılamanın sürdürülmesi gereklidir. Mahkemece, her iki dava dosyasının birleştirilerek yargılamanın devam ettirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan denenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2,80 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.