YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6285
KARAR NO : 2011/1554
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, diğer davalı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı, davalı … avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … geldi, davacılar adına gleen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalılar ile birlikte fişek rezistans üretimi yapmak hususunda limited şirket kurmaya karar verdiklerini, bu kapsamda davalılara 71.000TL ödeme yaptıklarını,aylarca bir gelişme olmaması üzerine paralarını geri istediklerini, önce taksitle geri ödeyeceklerini söyledikleri halde daha sonra şirkete makine alıp zarar ettiklerini ve bir kısmını geri vermeyeceklerini söylediklerini, davalı …’ın aldıkları paralar karşılığı olarak 20.000TL’lik çek verdiğini, bu paranın ancak faizini karşıladığını, paralarını geri alabilmek için başlattıkları icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davalı …’ın davacı … ve dava dışı …ile fişek rezistans üreten limited şirket kurmak amacıyla bir araya geldiklerini, davacı …’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirketin kurulamadığını ve ayrılık kararı aldıklarını, limited şirket kurulmadan önce doğmuş hukuki ilişkinin adi ortaklık hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiğini, BK.nun 539. maddesine göre ortaklığı tasfiye ettiklerini, davacı …’ın dava dışı ortak …’i vekil tayin ederek ihtirazi kayıt ileri sürmeden payını aldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı … ’nın açtığı davanın şirkete ortak olmadığı, eşi …’ ın ortak bulunduğu, kocası ile olan münasebetin aralarında halli gereken bir durum bulunduğu gerekçesiyle sıfat yönünden reddine, davalı …
2010/6285-2011/1554
aleyhine açılan davanın şirket ortağının ve idarecisinin … bulunduğu, kocası ile arasındaki ilişkinin onların iç münasebeti mahiyetinde olduğu, şirket ortağı olmadığı gerekçesiyle husumet yönünden reddine, davalı … yönünden ise taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık kabul edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalılar ile birlikte fişek rezistans üretimi hususunda limited şirket kurmak üzere bir araya geldiklerini, bu kapsamda davalılara 71.000TL para verdiklerini, uzun bir süre gelişme olmaması üzerine verdikleri parayı geri istemelerine rağmen davalıların geri vermediğini, geri verilmeyen paranın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine de itiraz ettiklerini öne sürerek icra takibine vaki itirazların iptali istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Davalılar, davalı …’ın davacı … ve dava dışı …ile fişek rezistans üreten limited şirket kurmak amacıyla bir araya geldiklerini, davacı …’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirketin kurulamadığını, aralarındaki ilişkinin adi ortaklık hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık olarak kabul edilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda adi ortaklık tasfiye edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olduğu hususundaki kabulü yerindedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından bu tür davalarda dava açılırken husumet tüm ortaklara karşı yöneltilir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava dışı … …… da kurulan adi ortaklığın bir ortağıdır. Öyle olunca mahkemece dava dışı ortak … ……’ın da davaya taraf olarak katılımı sağlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 470.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.