Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6319 E. 2010/16302 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6319
KARAR NO : 2010/16302
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı vekili, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen rapor sonucunda … … Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Taksim Devlet Hastanesinde görevli bazı doktorlar tarafından davalı …… adına, bu sigortalının almadığı ve kullanmadığı ilaçları ağabeyi … ilaç mümessilleri……, Bülent Dumanlı ve bazı eczanelerle el ve işbirliği içerisinde Bağ-Kur il Müdürlüğü’ne fatura ettirilmesi sureti ile kurumu 99.869.645.086 TL zarara uğrattıkları, bu ilaçlardan 7.457.646.300 TL tutarındaki 500 ünite 26 kutunun … … Hastanesi doktorlarından Dr. Atacan Sarı tarafından reçete edilerek Davacı kurum ile sözleşmesi olan semt eczanesinden( sahibi davalı …)kuruma fatura edildiğini, sahte reçete tutarının faizi 13.762.933.007TL ile birlikte toplam 21.220.579.307 TL olduğunu, sigortalı ……’in ciddi ameliyat geçirmesi durumunda dahi çok az miktar ve dozda “faktör 8” ilacını kullanmasına rağmen 19.09.2000-15.03.2001 tarihleri arasında toplam 183.000 ünite faktör 8 ilacı kullanmasının mümkün olmadığı, bu hususun öğretim üyelerince de doğrulandığını, ……’in bu reçetelere ait ilaçları almadığını, eczaneye gitmediğini ve kullanmadığını, gerçek dışı fatura bedellerinin tahsil edilmiş olması nedeni ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 7.457.646.300-TL asıl, 13.762.933.007-TL’ sı işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.642.924.379 TL’ kurum alacağının dava tarihi itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Şenöz ,usulüne uygun düzenlenen reçeteye istinaden belirtilen ilacı vererek işlem yaptığını herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
2010/6319-16302
Davalı … Bakanlığı doktorların heyet raporuna istinaden reçete düzenlediklerini, reçetelerin farklı farklı hekimlere yazdırılmış olduğunu, reçetelerin usulüne uygun düzenlendiğini, bu nedenle hekimlerin görevlerini doğru yaptıklarını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalılar ……,… …, … ve …ya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği halde davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
Diğer davalılar … ve …ya ilanen tebligat yapıldığı ve davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde atıf yapılan davacı kurum Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen teftiş raporunda;davalı ……’in 07.04.2009 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında…Hastanesinde ameliyat olduğu,ameliyat öncesi Hemofili A teşhisi ile 20.02.1999 tarihli rapor düzenlenerek “faktör 8” ilacı kullanılmak suretiyle 16.06.1999 iyileşmekle taburcu edildiği,aynı hastane tarafından yapılan ikinci bir operasyonda 500 ünite “Faktör 8” ilacını kullanarak 06.06.2000 tarihinde taburcu edildiği ve … … Hastanesinde diş çekimi öncesi tedavi nedeniyle 500 ünite 10 kutu “Faktör 8” ilacının önerilerek 07.09.2000 tarihinde bu ilaçların bir kısmının uygulandığı,artan ilaçların davalı … Kamil tarafından Türkiye Hemofili derneğine bağışlanmaya çalışıldığı ilgili dernekçe kabul edilmediği,dava konusu edilen ilaçların 19.09.2000-15.03.2001 tarihleri arasındaki dönemde reçete edildiği, daha önce ciddi ameliyatlar geçirmesi halinde dahi daha az miktar ve dozda “Faktör 8” ilacı kullanmasına rağmen bu 25 haftalık dönem içinde 10-14 gün aralıklarla 183.000 ünite “Faktör 8” ilacının davalı hastane doktorlarına reçete ettirilerek,davalı … Şenöz’ün sahibi olduğu semt eczanesi ile birlikte….,…..,….., eczanelerinden diğer davalılarla işbirliği içinde davacı kuruma fatura ettirildiği ve reçetelerde ve raporda ilaçların klinik şartlarda uygulanması gerektiğinin belirtilmesine rağmen klinik ortamda uygulandığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Dava dilekçesinde; davacı kuruma fatura edilen 183.000 ünite ilactan ,26 kutu 500 ünite “Faktör 8” ilacın bedeli olan kısmının davalı … Şenöz’ün sahibi olduğu Semt Eczanesi tarafından fatura edildiği gerekçesiyle bu miktar yönünden diğer davalılarla birlikte işbu davanın açıldığı,Teftiş raporunda belirtilen diğer eczaneler tarafından kuruma fatura edilen miktar gözetilerek ayrı davalar açıldığı,bir kısmının yargılamasının halen devam ettiği,bir kısım davaların sonuçlandığı , bu kapsamda … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/20 esas sayılı ilamı ile
2010/6319-16302
Demirkapı Eczanesi sahibi Mediha Ömeroğlu ve bu dosyada yer alan bir kısım davalılar aleyhine fatura edilen bedel yönünden sorumlu oldukları kabul edilerek karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece temyize konu bu dosya kapsamında eczacı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden rapor alınmış ise de, davacı kuruma fatura edilen ilaçlara ait reçetelerde ilaçların klinik şartlarda uygulanması gerektiği belirtilmesine rağmen ,klinik şartlarında uygulama yapılıp yapılmadığı,davalı hastanın bu miktar ve dozdaki ilacı bu kadar sıklıkta kullanmasının mümkün olup olmadığı,reçeteleri düzenleyen doktorların bu ilaçların reçetesinin düzenlenmesi sırasında önceki uygulanan dozların takibi,klinik şartlarda uygulanmasını sorgulama,tahlil sonuçlarına göre değerlendirme yapılmasının gerekliliği gibi hususları takip ederek usulüne uygun reçete düzenlenip düzenlenmediği konusu ile dava dilekçesi ve teftiş raporundaki iddiaları karşılar mahiyette yeterli ve denetime elverişli bir bilirkişi incelemesinin yapılmadığı,kaldı ki ,bilirkişilerin uzmanlık alanları itibariyle bu değerlendirmelerin tamamını karşılamalarının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece öncelikle davalı hastanın teşhisi konulan rahatsızlığı ve uygulanan ilaç tedavisi konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay denetimine elverişli davacı iddia ve teftiş raporundaki tespitleri de karşılayacak mahiyette bilirkişi raporu alınarak,bu alınacak bilirkişi raporu ve teftiş raporundaki aynı olaya ilişkin farklı eczane sahipleri hakkında açılan … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/20 esas sayılı dava dosyası ile diğer dava dosyalarındaki delillerde değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 6.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.