YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6379
KARAR NO : 2010/9631
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Bağkur sigortalı ve hak sahiplerine aylık ve diğer ödemelerin davalı Banka aracılığıyla yapılması için davalı ile protokol imzalandığını, dava dışı kurum sigortalısı … … , yaşlılık aylığı almakta iken 11.5.2002 tarihinde vefat ettiğini, ancak sigortalının vefatından sonra da 28.5.2002-28.1.2006 tarihlerinde maaşlarının çekilmeye devam ettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle Kurumun toplam 13.015,21 YTL zarara uğradığını, protokole göre davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 13.054,91 YTL Kurum alacağının, ödeme tarihlerinden itibaren protokolün 48. maddesi gereğince Banka tarafından asgari bir yıllık vadeli mevduata uygulanan faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı Kurum sigortalısı … … ’ın vefat ettiğinin Bankaya bildirilmediğini, olay nedeniyle davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesi gereğince, davalı Banka tarafından her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneğinin istenilmesi gerekirken, bu yükümlülüğün yerine getirilmediği, bu nedenle vefat eden sigortalının, 28.10.2002 tarihinden itibaren çekilen maaşlarından davalının sorumlu olduğu benimsenerek, davanın kısmen kabulüne, bu tarihten sonraki ödemeler toplamı olan
2010/6379-9631
12.267,67 YTL’nin, her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki 2003 tarihli sözleşmenin 45. 2004 tarihli sözleşmenin ise, 48. maddesi gereğince, hükmedilen alacağa Banka tarafından asgari bir yıllık vadeli mevduata uygulanan faiz oranında faiz yürütülmesi gerekirken, yasal faiz yürütülmüş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Sonuç ve Karar’ başlıklı bölümünün 1. pragrafının 11. satırında bulunan (…yasal faizi ile birlikte) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine ( … Banka tarafından asgari bir yıllık vadeli mevduata uygulanan faiziyle birlikte) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 5,630.85 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.