Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6414 E. 2010/16556 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6414
KARAR NO : 2010/16556
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıdan adi yazılı sözleşme ile daire satın aldığını, dairenin sözleşmede belirtilen sürede teslim edilmediğini, davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıya ödenen 4.310-TL’nin faizi ile ödetilmesini talep etmiş, 19.10.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmazın değeri olan 42.500-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan harici sözleşmenin tapulu taşınmaza ilişkin ve geçersiz olduğu gerekçesiyle, dairenin alınması sırasında davacı tarafından ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihi itibariyle ulaştığı değer olan 42.500-TL’nin davalıdan tahsiline, davacı adına kayıtlı olan arsa hissesinin iptal edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki harici satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmeler, resmi biçimde yapılmadıkça hukuken geçersizdir.
2010/6414-16556
(MK. 634, BK. 213, Tapu K. 26 ve Noterlik K. 60 maddeleri).Somut olayda, davacının dava konusu daireyi 26.04.1999 tarihinde tapuda yapılan resmi senet ile satın aldığı ve satışın geçerli hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, dairenin akdin ifasının imkânsız hale geldiği tarihteki rayiç bedelini isteyebilir. Mahkemece, taraflar arasında yapılan harici sözleşmenin tapulu taşınmaza ilişkin olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle, dairenin alınması sırasında davacı tarafından ödenen bedelin, denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihi itibariyle ulaştığı değere hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, 05.06.2005 tarihli bilirkişi raporundan, mahkemece hükmedilen bu değerin, dava konusu dairenin akdin ifasının imkansız olduğu tarihteki rayiç değeri olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sonucu itibariyle doğru olan mahkeme hükmünün gerekçesinin düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2)nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan 100.00 TL. kalan temyiz harcının iadesine, 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.