Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6479 E. 2010/10631 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6479
KARAR NO : 2010/10631
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ : … 9.Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının kendileri aleyhine … 10.İcra Müdürlüğünün 2003/11272 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe dayanak olarak kiraladığı dükkanın 2003 yılı Nisan-Ekim arası kira bedelleri ile yönetim gideri ve ödenmeyen elektrik fatura bedelinin gösterildiğini,davalıya borçları olmadığını, davalının bu yerle ilgisinin olmadığını,davacı Hasan’ın diğer davacı şirketin sorumlu müdürü olup borçlu gösterilmesinin yanlış olduğunu,mecuru 30.3.2003 tarihinde tahliye ettiklerini ileri sürerek, Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2003/11272 esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti, takibin iptali ve haksız ödenen 500YTL’nin davalıdan istirdadını istemişlerdir.
Davalı, davacılara dükkan kiraladığını, takip tarihi itibariyle birikmiş 7 aylık kira, aidat ve elektrik borçları nedeniyle kiracı şirket ve kefili davacı Hasan aleyhine icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,menfi tespit ve istirdat davası iken bütünüyle istirdat davasına dönüşen davanın kısmen kabulü ile 620.575.534TL’nin 6.1.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 1.1.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, davalının davaya konu takipte ödenmeyen 2003 yılı Nisan-Ekim ayları arasında tahakkuk eden kira bedellerinin de tahsilini istediği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar mahkemenin de kabulündedir.Davacılar dava dilekçesinde,mecuru 30.3.2003 tarihinde tahliye ettiklerini belirtmiş, davalı vekili de,28.4.2005 tarihli dilekçesinde davacıların mecuru 2003 yılı Nisan ayı başlarında tahliye ettiklerini kabul etmiştir. Davacı kiracının, kira süresi dolmadan mecuru tahliye etmesi halinde kural olarak sözleşme süresi sonuna kadarki kira bedellerinden sorumluluğu söz konusu ise de, kiralayanın da kiralananı yeniden kiraya vermek için gayret göstermesi, kiracının zararının artmasına neden olmaması gereklidir. Bu itibarla erken tahliye halinde kiracının BK.nun 98.maddesi dalaletiyle aynı kanunun 44.maddesi gereğince taşınmazın yeniden aynı şartlarla kiraya verilebileceği tarihe kadar olan kira bedellerinden sorumlu olduğu Dairemizin kökleşmiş içtihatlarıyla kabul edilmektedir.Öyle olunca,mahkemece kiralananın,anahtar teslimi suretiyle tahliye edildiği tarih tarafların beyan ve kabulleri de dikkate alınarak net olarak saptanıp tahliye edildiği tarihten itibaren sözleşmedeki aynı şartlar ve aynı kira bedeli üzerinden ne kadar sürede yeniden kiraya verilebileceği, konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığı ile keşfen tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davacıların kira bedellerinin tamamından sorumluluğunu doğuracak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm,davacıların ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.