YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6533
KARAR NO : 2010/14825
KARAR TARİHİ : 09.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan senede dayalı alacağını tahsil etmek için İskenderun 3. İcra Müdürlüğünün 2006/2057 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı-borçlunun böyle bir borcu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ederek durdurduğunu, davalının itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacıyı önceden süre gelen tanışıklığının yanı sıra yanında da çalışmış olduğundan aralarında dostluk bağı oluştuğu, buna dayalı olarak davacının maddi anlamda çok sıkıntıda olduğu bir zamanda kendisinden bankaya ibraz edilmek üzere iki tane her biri 2.500,00 YTL meblağlı olmak üzere toplam 5.000,00 YTL lik lehdar kısmı boş olan hatır senedi vermesini istediğini, kendisinin de hem aralarındaki … ilişkisi hem de samimiyetten dolayı davacıya güvenerek senetleri verdiğini, bu olaydan sonra davacının, önceki aldığı senetlere mukabil kullandığı kredilerin büyük bölümünü ödediğini ufak bir meblağ kaldığını en kısa zamanda senetleri kendisine iade edeceğini beyan ederek bu defa … yaptıkları “Neta Uydu Alıcıları” firmasına verilmek üzere senet tanzim etmesini talep ettiğini, bunun üzerine lehdar kısmı “hamiline” olarak yazılı şekilde 4.700,00 YTL, ve 3.000,00 YTL meblağlı olmak üzere iki adet toplam 7.700,00 YTL değerinde iki adet bono verdiğini, ancak daha sonra, davacının son verilen senetlere gerek kalmadığı, senetleri yırttım attım diyerek kendisini aldattığını, ilk verilen senetleri de iade etmediğini, bilahare davacının, vermiş olduğu senetlerden üçünü aleyhine takibe koyarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, şikayeti üzerine İskenderun İcra Mahkemesinin 2006/844 esas 2006/852 karar sayılı ilamıyla senetlerin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı nedeniyle takibin iptal edildiğini, davacının bu kez adi belge niteliğinde iskenderun 3. İcra Müdürlüğünün 2006/2057 E. Sayılı dosyası ile davaya konu ilamsız takibi başlattığını, davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının yazılı belgeye karşı itirazlarını ve iddialarını aynı mahiyette bir belge ile kanıtlaması gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına 20.3.2005 vadeli 2.500.00 TL.lik senedin borç ikrarını içeren adi senet niteliğinde olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafından davalı aleyhine üç adet senede dayalı olarak ilamsız takip yapılmış, davalının takibe itirazı üzerine eldeki dava açılmıştır. Davacı tarafından takibe konu edilen senetler ile daha önce davalı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, ancak davalının başvurusu üzerine İskenderun İcra Mahkemesinin 2006/844 esas, 2006/852 karar sayılı ilamıyla takibe konu senetlerin kambiyo senedi niteliğini taşımadığı belirlenerek takibin iptaline karar verildiği dosyadaki karar suretinden anlaşılmaktadır. Gerçekten, davacı tarafından takibe konu edilen senetlerin ikisinde lehdar kısmında “hamiline” ibaresi ile birlikte alacaklı-davacının isminin yazılı olduğu görülmektedir. Davacının takibe dayanak olarak ibraz ettiği ve imzası inkar edilmemiş 30.11.2004 vadeli ve 30.10.2004 vadeli senetler HUMK’nun 292. maddesinde düzenlenen yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Öyle olunca yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan senetlere dayanan davacı alacağını ispatlamak durumundadır. Bir başka deyişle alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü davacıdadır. O halde mahkemece, tarafların tanık dahil gösterecekleri tüm delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentde açıklanan nedenlerle; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentde açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 174.30 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.