Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6920 E. 2010/10667 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6920
KARAR NO : 2010/10667
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ : … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, 1.55 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 15.7.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
İİK. 67/1 maddesi “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde
2010/6920-10667
mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre sukutu hak süresidir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlıyacağı açıkça vurgulanmıştır. Yasa koyucu bu sürenin sukutu hak süresi olması, bu bağlamda hakkı söndüren bir süre olması nedeniyle alacaklının borçlunun itirazlarına tam olarak muttali olması, bununda ancak itirazın tebliği yoluyla olacağını öngördüğünden sürenin tebligatla başlayacağını kabul etmiştir. Davacının yaptığı icra takibine itiraz edildiğini öğrenmesi itirazın içeriğini tam olarak öğrendiğini göstermez. Bu nedenle sürenin başlaması için itiraz edildiğini öğrenme yeterli değildir. Somut adaletin gerçekleşmesi hakkın özünün ziyana uğramaması için de süreyi yasada açıkça belirtildiği gibi itirazın tebliğinden başlatmak adil sonuç doğurur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin itirazın iptali davalarında bir yıllık sürenin tabliği tarihinden başlayacağını muhtelif kararlarında açıklamıştır. (19.H.D. 9.5.2006 gün 2005/10934-5150, 15.2.2007 gün 2006/7460-1335, 11.7.2006 gün 3489/7571 sayılı kararları bu doğrultudadır. İİK.şerhi Mustafa Oskay-Coşkun Koçak, Doç. Dr. Adnan Deynekli-Ayhan Doğan, Sayfa 1170-1178-İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat davaları, Seyit Çavdar Sayfa 56)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.5.2006 tarih 2005/5988 ve 2006/5901 sayılı karardada bir yıllık dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden başlayacağını bunun dışında harici öngörmenin öngörülmediğini kabul etmiştir. İİK. 68.maddesinde de itirazın kaldırılması için itirazın tebliğinden itibaren 6 aylık sürede itirazın kaldırılabileceği öngörülmüştür. 12 Hukuk Dairesinin 16.11.1989 tarih ve 1998/12589-12809 sayılı kararı ile 25.5.1995 tarih 1995/11752-12030 sayılı kararlarında itirazı öğrenme (muttali olma) olgusunu 6 aylık sürenin başlaması için yeterli görmemiş, tebliğin zorunlu olduğunu kabul etmiştir. (Bakınız itiraz iptali davaları. Adnan Deynekli-Sedat Kısa, sayfa 357-363)
Somut olayda davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden bir yıllık sukutu hak süresi başlamamıştır. Bu nedenle işin esası incelenmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.