YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7390
KARAR NO : 2011/10251
KARAR TARİHİ : 27.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıların murisi …’nin babasından intikal eden tapuda kayıtlı taşınmaz hissesini 17.3.2004 tarihli harici senetle kendisine satıp zilliyetliğini devrettiğini, …’nin ve ölümünden sonra, mirasçısı olan davalıların tapuyu devretmediğini, bu yüzden satış bedeli ve işlemiş faizi için yaptığı icra takibine davalıların haksız itirazda bulunduklarını belirterek, itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, murisleri … tarafından yapılan harici satışla birlikte taşınmaz zilliyetliğinin de davacıya devredildiğini ve tapuda devir içinde davacıya vekalet verildiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne ,davalıların icraya vaki itirazlarının iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı harici sözleşme ile davalılar murisinden satın aldığı tapuda kayıtlı taşınmaz hissesinin tapuda kendisine devredilmediği gerekçesiyle yaptığı icra takibine davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacı davalılar aleyhine icra takibi yaparken, davalılar murisine ödediğini iddia ettiği 20.000 TL satış bedeli ile bu paranın icra takibine kadar işlemiş faizi olarak 14.368.33 TL olmak üzere toplam 34.368.33 TL’nın asıl alacak kısmına işletilecek yıllık %9 faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş ve takibini … ile yaptığı 17.3.2004 tarihli adi sözleşmeye dayandırılmıştır.
Tapuda kayıtlı taşınmazların satış işlemleri yasalarımıza göre şekil şartlarına bağlanmış olup, bu şartlara uyulmadan yapılan satış sözleşmeleri geçersizdir. Bu tür sözleşmeler tarafları lehine bir ayni hak doğurmayacağı gibi bu tür sözleşmelerde kararlaştırılmış cezai şart, faiz vs. ferri şartlarda geçersizdir. Geçersiz sözleşmenin tarafları bu sözleşmeye göre aldıklarını iadeyle mükellef olup, ancak aldıklarını iade kaydıyla verdiklerini geri isteyebilirler.
Bu açıklamalar ışığında; davacı ile davalılar murisi arasındaki 17.3.2004 tarihli sözleşme geçersiz olup, davacı davalılardan ancak murise geçersiz sözleşmeye göre ödediği 20.000 TL’yi isteyebilir. Davacının bu parayı da isteyebilmesi için devraldığı taşınmazın zilliyetliğini de iade etmesi gerekir, ayrıca davacı işlemiş faizde isteyemez. Buna göre, mahkemece sadece asıl alacak kısmı için itirazın iptaline ve davacıda olan taşınmaz zilliyetliğinin davalılara iadesine asıl alacak kısmı üzerinden % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. Bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.6.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı ile davalılar murisi arasındaki sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle davacının işlemiş faize yönelik talepte bulunamayacağı ve geçersiz sözleşmeye konu taşınmaz hisselerinin zilliyetliğinin davalılara iadesi gerektiği yolundaki bozma nedenlerine aynen katılıyorum. Buna ilaveten davacıyla, davalılar arasındaki sözleşme geçersiz olup, taraflar bu sözleşmeye göre aldıklarını birbirlerine iade etmekle mükellef olup, davacı taşınmazın teslim aldığı zilliyetliğini davalılara iade etmedikçe faiz talep edemiyeceğinden takip tarihinden zilliyetliğin iade tarihine veya taşınmazdan el çekinceye kadarda faiz talep edemez, ayrıca bütün bu hususlar yargılamayı gerektirdiğinden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, mahkeme kararının bu yönlerden de bozulması gerektiği görüşündeyim.