Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7475 E. 2010/14457 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7475
KARAR NO : 2010/14457
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Davalı …’dan 2 adet dükkan satın aldığını, yapılan 25.12.2006 tarihli sözleşme uyarınca da 30.08.2007 tarihinde dükkanların teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, gecikme halinde teslim tarihinin ise en son 31.12.2007 olarak kararlaştırıldığını, dükkanların teslimi için davalılara ihtarname gönderdiğini ancak sonuç alamadığını, bina ruhsata aykırı olarak yapıldığı için iskana izin verilmediğini belirterek, sözleşmeye aykırılık nedeni ile aylık 1.500TL cezai şartın, ihtarname tarihinden itibaren toplam 18.000TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar; duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Davacı yargılama esnasında, davalılardan … ve … hakkında açtığı davadan feragat ettiğini ancak davalı … hakkında açtığı davaya devam edilmesini istemiş, Mahkemece, davalılar … ve … hakkında açılan davanın feragat nedeniyle, davalı … hakkında açılan cezai şarta dayalı tazminat davasının ise esastan reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı …’dan 2 adet dükkan aldığını ancak dükkanların zamanında teslim edilmediğini ileri sürerek gecikme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesini talep etmiş olup, mahkemece taraflar arasında imzalanan harici sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, cezai şarta kaynaklık eden sözleşmenin
2010/7475-14457
geçersizliği nedeni ile cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu taşınmazlara ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan 25.12.2006 tarihli harici sözleşmenin Borçlar Kanunun 213.maddesi gereğince, resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu tartışmasız olmakla birlikte, gerek dava dilekçesinden gerekse dosya içerisinde mevcut Tapu Senedi Fotokopisinden anlaşıldığı üzere, davaya konu taşınmazların davalı … tarafından, 11.03.2008 tarihinde davacı adına tapuda devrinin gerçekleştirildiği, buna göre; taraflar arasında yapılan sözleşmenin daha sonra geçerli hale geldiği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, Mahkemece işin esasına girilerek, taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafından Temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.