Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7492 E. 2011/620 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7492
KARAR NO : 2011/620
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, Satın aldıkları dairelerin bulunduğu binanın 08.03.2004 tarihinde güney-batısında bulunan kolonunun çatladığını ve olay tarihinden sonra binanın kullanımının imkansız hale geldiğini belirterek, öncelikle her bir daire için şimdilik 5.000.TL tazminatın yasal faizi ile verilmesini istediklerini, bu talep kabul görmez ise; dava konusu taşınmazın mevcut hale gelmesinde kusuru bulunan davalılardan “ bilirkişi raporları “ doğrultusunda binanın güçlendirilmesi için gerekli miktarda tazminatın davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalı … cevap dilekçesi ile; Husumetten davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Davalı … duruşmaya katılmamış, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, Davacıların diğer davalı … aleyhine açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacıların davaya konu binanın güçlendirilmesi için açtıkları davanın kabulü ile 19.558,08 YTL güçlendirme projesi düzenleme maliyet bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ’dan alınıp davacılara verilmesine, fazla talebin reddine, davacıların zararları konusunda şimdilik tam bir hesaplama yapılması mümkün olmadığından binadaki zarar nedeniyle her bir davacının talep ve dava ettikleri 5.000’er YTL tazminat talepleri ve buna dair dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, 2010/7492-2011/620
birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı … arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Müteahhidin, arsa sahibi ile yaptığı Kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yaptığı binadaki ayıptan kaynaklanan tazminat isteğine ilişkin olup, davanın konusu Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davacı, davalı … aleyhine açtığı davada ise Hizmet Kusuru nedeniyle sorumlu olduğunu iddia ettiğine göre bu davalı hakkında idari yargının görevli olduğu düşünülmeksizin davanın esastan reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2.bentte açıklanan nedenler ile Davacılar tarafından temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 3. bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 270,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.