Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7504 E. 2010/8639 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7504
KARAR NO : 2010/8639
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının 25.07.2008 tarihinde, babası ile birlikte şirkete ait … yerine gelerek 2008 model 0 km … marka araç satın aldığını, aracın anahtar teslim fiyatının 38.700 TL olup, davalının araç satış bedelinin 20.200 TL’lik kısmını nakit, bakiye 18.500 TL’lik kısmını ise, babasına ait … marka 2006 model … tescil plakalı minibüsü, takas olarak şirkete vermek suretiyle ödediğini, şirket tarafından … marka aracın üçüncü kişiye satılarak parasının tahsil edildiğini, ne var ki davalının babası …’ın, alışverişin tüm aşamalarında bulunmasına rağmen, aracın üçüncü kişi adına tescili için daha önce şirketin satış müdürüne vermiş olduğu vekaletnameyi iptal ettiğini, 8.8.2008 tarihli ihtarla da, aracın satış bedelinin kendisine ödenmesini istediğini, bu durumda şirketin davalıya satmış olduğu 0 km. aracın satış bedelinin 18.500 TL’lik kısmının tahsil edilememiş olacağını ileri sürerek, davalıya satılan aracın bakiye satış bedeli olan 18.500 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı şirketten satın aldığı araca ilişkin tüm satış bedelini ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının babası … tarafından takas yoluyla şirkete verilen aracın satış bedelinin iadesinin istenilmesi ve bu konuda … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/345 esas sayılı dosyası üzerinden şirketin satış müdürü olan … hakkında dava açılmış olmasının, davanın nasıl sonuçlanacağı bilinmediğinden, … bu davanın açılması için haklı bir neden olmadığı, bu aşamada dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 25.07.2008 tarihli “Oto Sipariş Formu” ile davacı şirket tarafından 2008 model 0 km … marka aracın davalıya satıldığı, aracın satış bedelinin, plaka masrafları da dahil olmak üzere, 38.700,00 TL olarak kararlaştırıldığı, bu bedelin 20.200,00 TL’lik kısmının davalı
2010/7504-8639
tarafından nakit olarak ödendiği, bakiye satış bedeli olan 18.500,00 TL’lik kısım için de, davalının babası … adına kayıtlı olan … plakalı … marka aracın, takas olarak verildiği, aracın satış devri ve tescili için şirket görevlilerinin vekil tayin edildiği, davacı şirketin satış müdürü olan … tarafından … plakalı aracın 31.07.2008 tarihinde ruhsat sahibine vekaleten … isimli şahsa satıldığı, ne var ki dava dışı …’ın, 07.08.2008 tarihli azilname ile satış vekillerini azledip, 08.08.2008 tarihli ihtarname ile de söz konusu aracın satış bedeli olan 20.000,00 TL’nin iadesini talep ettiği, ödenmemesi üzerine de … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/345 esas sayılı dosyası ile, vekalet akdine dayalı alacak istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, tarafları farklı olsa da, bu dava sonunda verilecek olan kararın, eldeki davayı etkileyeceği açık olup, sonucunun beklenmesi zorunludur. Davalı alıcının, bakiye satış bedeli karşılığı olarak, takas amacıyla davacı şirkete vermiş olduğu aracın, ruhsat sahibi tarafından satış ve devri konusunda verilen vekaletnamelerin iptal edilmiş olması nedeniyle, üçüncü kişi adına devir ve tescil işlemlerinin yapılamaması, dolayısıyla bakiye satış bedelinin bu yolla tahsil edilememesi karşısında, mahkemenin kabulünün aksine, davacı şirketin, edimin ifası talebine yönelik olarak, bakiye satış bedelinin ödenmesi konusundaki … bu davayı açmasında hukuki yararı da bulunmaktadır. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2008/345 esas sayılı dava, eldeki dava yönünden “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu aşamada dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bahisle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.