YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8158
KARAR NO : 2010/17491
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kabulüne diğer davalılar hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan asıl borçlu …’in …Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinden kredi çektiğini, davalıya kefil olduğu gibi ayrıca taşınmazını da ipotek verdiğini, diğer davalılar… ve …’ın da kendisi ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, davalı-asıl borçlu …’ın kredi borcunu ödememesi üzerine, borca karşılık ipotek verdiği evinin satılmaması için dava dışı kooperatife 23.060,24 TL ödemek durumunda kaldığını, ancak davalı-asıl borçlunun çeşitli bahanelerle ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 23.060,24-TL’nin davalı-asıl borçlu …’in borcun tamamından, diğer davalıların kefalet miktarı kadar sorumlu olmak üzere her bir ödeme için ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davacının davalı-kefillere müracaat hakkı olmadığı gerekçesiyle davalı-kefiller… ve … aleyhine açılan davanın reddine, davalı-asıl borçlu … aleyhine açılan davanın kabulüne, 23.060,24 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yapılan ödemelere ilişkin makbuz asıllarının davacıda olduğunun anlaşılmasına göre, davalı …’ın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/8158-17491
2-Davacının, diğer davalı-kefillere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 488 inci maddesinde düzenlenen birlikte kefillerin birbirlerine rücuundan doğmaktadır. Davacı ve davalı-kefiller, davalı-asıl borçlu … için, dava dışı kooperatifçe bu davalıya kullandırılan krediye müteselsil kefil olmuşlardır. Davacı, bu kefalet sebebiyle ödediği borcu eşit şekilde müteselsil kefil davalılardan, birlikte kefillerin birbirlerine rücu esasına dayanarak istemektedir.
Borçlar Kanunun 488 nci maddesinin ikinci fıkrası, asıl borçlu ile birlikte teselsül halinde, kefiller arasında da teselsülü kabul etmiştir. Burada kanuni teselsülün varlığı söz konusudur. Maddede bu husus (kefiller, asıl borçlu ile beraber müteselsil olmaklığı iltizam etmişlerse her biri borcun tamamından mesul olup) şeklinde ifade olunmuştur. Borçlar Kanununun 488/2. maddesindeki bu hüküm, aynı Kanunun 146 ncı maddesinde düzenlenen, müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinin özel bir uygulama yerinden ibarettir.
Davacı, davasında kefalet hükümleri çerçevesinde halefiyete dayanarak, davalı-kefillere rücu etmektedir. Davacı ve davalı-kefiller, müteselsil birlikte kefildirler. Adi birlikte kefil olsalar bile kendi payından fazla ödeyen kefilin, diğer birlikte kefile, halefiyet yolu ile rücu hakkı vardır. O halde, mahkemece davalı-kefillerin, kefil sayısınca eşit oranda paylarına düşen tutarın, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödetilmesine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile diğer davalı-kefillere yönelik davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın bütün temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1.027,28 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, peşin alınan 342,00 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.