Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8201 E. 2010/17492 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8201
KARAR NO : 2010/17492
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı belediyenin 2005 yılı petrol ürünleri ihtiyacı için yaptığı ihale sonucu 3.1.2005 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 15 maddesinde fiyat farkının ödeneceği ancak fiyatların serbest bırakılması durumunda bu hükmün geçersiz sayılacağının kararlaştırıldığı, 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu Kapsamında 1.1.2005 tarihinden itibaren petrol fiyatlarının serbest bırakılması nedeniyle fiyat farkı talebi yapılamadığını, ancak Bakanlar Kurulunun 5.5.2005 tarihli kararı ile bu tarihten itibaren akaryakıt alımlarında fiyat farkı ödenmesinin serbest hale getirilmesi nedeniyle hesaplama yapılarak fiyat farkının ödenmesi için … 4.İcra Müdürlüğünün 2007/5824 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yapılan takibe itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 78.405,78 TL asıl alacak ve 10.231,54 TL takip öncesi işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2010/8201-17492
2-BK.’nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, Mahkemece takip öncesi faize hükmedilmiştir. Kabulün aksine sözleşmenin 13/2 maddesindeki ödemeye ilişkin hüküm, fiyat farkına ilişkin ödemeyi kapsamamaktır. Öyle olunca asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “davalının … 4.İcra Müdürlüğünün 2007/5824 takip sayılı dosyasındaki itirazının 78.405,78 TL asıl alacak ve 10.231,54 TL takip öncesi işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin devamına” sözlerinin çıkarılarak yerine aynen “davalının itirazının iptali ile takibin 78.405,78 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 1.165,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.