Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8309 E. 2010/17988 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8309
KARAR NO : 2010/17988
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, eczacı olduğunu, davalının 9.7.2009 tarihli yazı ile 2006 yılında 45.267,08TL yersiz ödeme yapıldığı ve iadesi gerektiğini bildirdiğini, protokole uygun davrandığını ileri sürerek, tahakkuk ettirilen bedelden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, işlemi tesis eden birimin …’da bulunması nedeniyle … Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazının kabulü ile davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu işlemi tesis eden birimin …’da bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 9.maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 22.maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK.nun 9. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10.maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. 2010/8309-17988
Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında protokol hükümlerine uygun olarak ilaç verme sözleşmesi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme, davacının sahibi olduğu eczanenin bulunduğu …’da imzalanmış olup sözleşmenin ifa yeri de …’dır. Bu durumda HUMK’nun 10.maddesi uyarınca mukavelenin icra olunacağı … mahkemesinde dava açılabilir. Öyle olunca mahkemece işin esası incelenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.