Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8542 E. 2010/16346 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8542
KARAR NO : 2010/16346
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davacılardan …’ın eşi, diğer davacının da annesi olan dava dışı….adına olmak üzere, davalıdan ikinci el Opel Combo marka aracı satın aldıklarını, araç bedeli alınacak kredi ile ödeneceğinden, teminat amacıyla davalıya 6.6.2008 tarihli 2.500,00 TL, 25.7.2008 tarihli 5.000,00 TL ve 30.9.2008 tarihli 7.000,00 TL değerinde üç adet senet verdiklerini, aracın dava dışı…adına resmi satış işlemlerinin yapılmasının hemen ardından,…tarafından …Oyakbank Şubesine, adına çıkarılan 12.750,00 TL miktarındaki kredinin, satıcı davalıya ödenmesi konusunda talimat verildiğini, satın alınan aracın satış bedelinin, bu şekilde ödenmiş olması nedeniyle, karşılıksız kalan teminat senetlerinin kendilerine iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini, 6.6.2008 tarihli senedin ciro edilerek takip başlatıldığını, takibin iptali için, İcra Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları davanın ise derdest olduğunu, davalının, henüz vadesi gelmeyen diğer iki senet nedeniyle de takip başlatma olasılığı bulunduğunu ileri sürerek, 25.7.2008 ve 30.9.2008 tarihli senetlerin bedelsiz kalması nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, senetlerin mücerret olduğunu, davacıların iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş, %40 inkar tazminatının ödetilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kredinin çekildiği Banka şubesinden gelen yazı cevabına göre, kredinin davalıya değil, dava dışı Cansel’e ödenmiş olması nedeniyle davanın reddine, davacıların, davalıya ödeme yapılmadığını bildikleri halde kötüniyetle dava açmış oldukları gerekçesiyle de, %40’ı oranındaki kötüniyet tazminatının davacılardan alınarak

2010/8542-16346
davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/II. maddesinde, “icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere, gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” Hükmü, aynı maddenin III. bendinde de, “Dava, alacaklı lehine neticelenirse, ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karar bağlanır.” Hükmü bulunmakta olup, somut olayda, borçlu davacılar tarafından, henüz kendileri hakkında bir icra takibi başlatılmadan, … bu menfi tespit davası açılmış ve davacıların talebi üzerine de, dava konusu senetlerin takibe konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı alınmış olduğundan, dava, alacaklı lehine sonuçlanmış olmakla, mahkemece davalı yararına inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli ise de, inkar tazminatına hükmedilmesinin nedeni, mahkeme kararında yazılı olduğu üzere, “davacıların, kötüniyetle dava açmış olmaları” değil, az yukarda açıklanan İİK’nun 72/II. Ve 72/III. maddeleri gereğince, “dava konusu senetlerin, takibe konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı alınmış olması”dır. O halde mahkemece, “davacıların kötü niyetle dava açtıkları” gerekçesiyle inkar tazminatına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/son maddesi hükmü uyarınca, sonucu itibari ile doğru olan hükmün, inkar tazminatına ilişkin gerekçesinin, yukarıda açıklandığı şekliyle değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle, sonucu itibariyle doğru olan (davanın reddine ve inkar tazminatının ödetilmesine ilişkin) hükmün, inkar tazminatı ile ilgili gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının iadesine, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.