YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8701
KARAR NO : 2011/3976
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılardan Gülsüm, eşi …’nın davalı doktorların yanlış teşhis ve tedavileri sonucunda 6.10.2000 tarihinde vefat ettiğini, ceza yargılaması sırasında alınan Yüksek … Şurası ve Adli Tıp Kurumu raporları ile davalıların ayrı ayrı 4/8 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini, olay meydana geldiğinde kızı davacı …’e hamile olup sonradan dünyaya getirdiğini ve babasız olarak tek başına büyütüp yetiştirdiğini, eşi …’nın ölümünden davalı doktorların sorumlu olduğunu ileri sürerek kızı … için 10.000. TL, kendisi … için 20.000. TL destekten yoksun kalma tazminatı ile, kızı … için 30.000. TL, kendisi … için 40.000. TL manevi tazminatın eşi …’nın ölüm tarihi olan 06.10.2000 tarihinden itibaren davalılar…ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, bilahare davalı haluk hakkındaki davasından vazgeçmiştir.
Davalı …, davalı Haluk tarafından davacılara ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı … için 78.244,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı … için 18.014,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 113.258,00 TL hükmedilmesi gereken tazminatın daha önce hakkında davadan feragat edilen … tarafından ödenmiş olmakla davacıların bu yöndeki tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı … kendisine asaleten, kızı diğer davacı …’e velayeten, davalı doktorların yanlış teşhis ve tedavileri sonucu
2010/8701-2011/3976
eşi …’nın ölümüne sebebiyet vermelerinden dolayı maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açmış, bilahare davalı Haluk hakkındaki davasından vazgeçmiş, Haluk hakkındaki dava bu dosyadan tefrik edilmiştir. Davalı …, diğer davalı … tarafından feragat sırasında davacılara 115.000 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hakkındaki davadan feragat edilen davalı … tarafından davacılara 115.000 TL ödeme yapıldığı kabul edilerek davacılar yararına hükmedilen tazminattan mahsubu sonucu davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan 25.4.2005 tarihli belge içeriğine göre davacılar tarafından davalı …’tan 5.000 TL alınmıştır ve davacı tarafından bu husus kabul edilmektedir. Ne var ki, kalan bölüm için davalı …, davacıya ödeme yapıldığını yasal delillerle kanıtlanmalıdır. Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen senetler her zaman tanzimi mümkün belgelerden olup davacıya ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi olarak kabulü mümkün değildir. Ne var ki tanık olarak ifadesine başvurulan diğer davalı Haluk banka havalesi ile ödeme yaptığını beyan ettiğine göre bu konuda araştırma yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde davacılara 115.000 TL ödeme yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacılar, maddi ve manevi tazminat istemli taleplerinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemişlerdir. Mahkemece, davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarına olay tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanması gerekirken bu husus gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Olayın oluş şekline göre davacılardan çocuk Yaren için 30.000 YTL, eş Gülsüm için 40.000 YTL manevi tazminat talep edilmiş olup tarafların sosyal, ekonomik durumları, davalıların olaydaki kusur durumları, olayın oluş şekline göre talep edilen manevi tazminat miktarları makul olduğu gözetilerek bu kısım isteklerin tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile kısmen kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1, 2 ve 3.bentlerde yazılı nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 1.708.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.