Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8705 E. 2010/17299 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8705
KARAR NO : 2010/17299
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı kendi adına ve velayeten çocukları adına açtığı dava ile; Muris … Arının, 26.07.2002 yılından 12.01.2005 tarihine kadar davalı şirkette formen olarak çalıştığını, 26.07.2002 tarihinde kalp krizi geçirerek öldüğünü, murislerinin İşçi sağlığı ve … güvenliği tüzüğüne aykırı olarak işyerinde gerekli malzemeler olmadığı için, yolda hastaneye götürülürken vefat ettiğini, bunun bir … kazası olup, işveren’in %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle sağ kalan eş ve çocukları olarak destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL maddi, eş ve çocuklar için toplam 80.000 TL manevi tazminat istemiş, birleşen dava dosyası ile de ilk dava ile talep edilmeyen faiz talebinde bulunmuştur.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Maddi tazminat talebinin Kabulü ile, Davacı … için 29.358.49 TL maddi, 4000 TL Manevi Tazminatın,…….,…..,….., için ise .000 TL manevi tazminatın davalıdan olay tarihi olan 12.01.2005 tarihinden itibaren değişken oranlı yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar eldeki dava ile; Murisleri … Arının, davalı şirketin yurt dışı şantiyesinde … akti ile çalışmakta iken kalp krizi neticesi vefat ettiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. 2010/8705-17299
Esasen bu husus dosya kapsamına göre sabit olup mahkemenin ve tarafların da kabulündedir. 4857 sayılı Kanunun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir … sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 5521 sayılı … Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde ise “… Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında … akdinden veya … Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin … mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında, Davacıların murisinin davalı şirkette, … akti ile çalıştığı sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde … kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenler ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 615,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.