Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/873 E. 2010/12875 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/873
KARAR NO : 2010/12875
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ….. gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yönetici olduğu ….. Sitesi ile dava dışı … arasında 31/08/2004 başlangıç tarihli iki yıllık kömür anlaşması yapıldığını, 2005-2006 yılı kış sezonunda kendisi yönetici seçildikten sonra devam eden sözleşme hükümleri doğrultusunda dava dışı …’e 8 adet bonoyu düzenleyerek verdiğini, bonolardan 4’ünün ödendiğini ancak dava dışı …..’in kendisini kömür temin edemeyeceğini, sözleşmeyi feshetmek zorunda olduğunu beyan ettiğini, bunun üzerine site yönetimi ile aynı gün toplanarak başka bir yerden kömür alınması ve …’de bulunan bonoların iadesinin talep edilmesini kararlaştırdıklarını ve Dava dışı …..’den bonoların bedelsiz kaldığına dair ve bono bedelleri kadar kömür alacakları bulunduğuna dair imzalı yazı aldıklarını ve fakat …’in bonoları iade etmediği gibi dava dışı …… isimli şahsa ciro ettiğini, …’nin de karşılıksız olduğunu bilerek 4 adet bono ile ilgili Tekirdağ 1.İcra Müdürlüğü 2006/7057 esas sayılı dosyası ile Kırkent sitesi yöneticiliği aleyhine takip başlattığını, bu takibin husumet yönünden iptaline müteakip ciranta …’nin kendisi aleyhine aynı bonolardan dolayı takip başlattığını ve takip devam ederken alacağın davalı … KASIRGAYA temlik edildiğini belirterek, söz konusu bonolar ile ilgili başlatılan takibin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Takip konusu senetlerin emre yazılı olup mücerret olduğunu, bu sebeple emre yazılı senetlerde keşideci ile senet lehdarı arasında doğan kişisel def’ilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, kendisini iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Reddine, Asıl alacak 15.200,00-TL nin %40’ı olan 6.080,00-TL yönünden davacının davalı lehine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında bono düzenlenmesine esas temel ilişkinin 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının, dava dışı site yönetimi ile dava dışı … arasında yapılan 31/08/2004 başlangıç tarihli iki yıllık kömür anlaşması kapsamında dava dışı Seçkin’e verilen ve bedelsiz kaldığı ileri sürülen bonoların iptaline ilişkin olup, buna göre Dava dışı Site yönetiminin sitenin ihtiyaçları için yaptığı kömür alım sözleşmesi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya da Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi yoksa ara kararı ile davaya bakması, ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1-Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1.bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.