Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8819 E. 2011/52 K. 11.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8819
KARAR NO : 2011/52
KARAR TARİHİ : 11.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, 22.7.2007 tarihli sözleşme ile davalıdan daire satın alıp bedeli olan 350.000 doları KDV dahil olarak ödediklerini, 21.5.2009 tarihinde de kat irtifak tapusunu aldıklarını, sözleşme tarihinde 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %18 olduğunu, ancak 16.3.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 13.3.2009 tarihli ve 2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 15.6.2009 tarihine kadar uygulanmak üzere net alanı 150 m2 ve üzeri konutlarda KDV oranının % 8 olarak belirlendiğini, davalının fatura düzenlediği 4.6.2009 tarihinde KDV oranının %8 olmasına rağmen kendisinden %18 oranında KDV alındığını, davalının %10 oranına tekabül eden 35.000 doları iadesi gerektiğini ileri sürerek 35,000 dolar KDV farkının faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmede bedelin KDV dahil 35.000 dolar olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin götürü olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, KDV oranındaki değişikliğin bedeli etkilemeyeceği, davalının sebepsiz zenginleşmesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların 22.7.2007 tarihli sözleşme ile davalıdan KDV dahil 350.000 dolar karşılığında daire satın alıp bedelini tamamen ödedikleri, 21.5.2009 tarihinde kat irtifakı tapusu verilen daire için davalının aynı tarihte fatura düzenlediği, sözleşme tarihinde uygulanan KDV oranının %18 2010/8819- 2011/52
olmasına rağmen 13.3.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı gereğince 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %8 olarak belirlenmesi üzerine davalının faturada KDV oranını %8 olarak gösterdiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Dairenin davacılara ne zaman teslim edildiğine dair bir bilgi ve belge sunulmamış ise de kat irtifakı tapusunun 21.5.2009 tarihinde verilmesi ve faturaların da aynı tarihte düzenlenmiş olması karşısında KDV yükümlülüğünün de bu tarihte doğmuş olduğunun kabulü zorunludur. Dosya arasında bulunan Gelir idaresi Başkanlığının 17.4.2009 tarihli yazısı da bu yöndedir. Esasen davalının bu yöne bir itirazı da bulunamamaktadır. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte KDV oranı %18 olup, KDV dahil fiyat %18 KDV oranı gözetilerek belirlenmiştir. Davacıdan %18 oranında KDV almasına rağmen, devlete %8 KDV ödeyen davalı şirket aradaki %10 KDV farkına tekabül eden kısım kadar davacılar aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmiştir. Bu durumda davacıların %10 KDV farkını davalı şirketten talep etmekte haklı olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA,11.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.