Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8821 E. 2011/53 K. 11.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8821
KARAR NO : 2011/53
KARAR TARİHİ : 11.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 6.7.2007 tarihli sözleşme ile davalı şirketten KDV dahil 530.000 dolara daire satın alıp bedelini ödediğini, 1.4.2009 tarihinde kat irtifakı tapusunu aldığını ve davalı şirketin bu tarihte de fatura düzenlediğini, sözleşme tarihinde 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %18 olmasına rağmen 16.3.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlan 2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca KDV oranının 15.6.2009 tarihine kadar uygulanmak üzere %8 olarak belirlendiğini, davalının fatura düzenlediği 1.4.2009 tarihinde KDV oranının % 8 olmasına rağmen kendisinden %18 oranında KDV alındığını, davalının %10 oranına tekabül eden 57.177,00 TL’nı iade etmesi gerektiğini ileri sürerek 5.177,00 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmede bedelin KDV dahil 530.000 dolar ve götürü olarak kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, KDV oranındaki değişikliğin bedeli etkilemeyeceği, davalının sebepsiz zenginleşmesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 6.7.2007 tarihli sözleşme ile KDV dahil 530.000 dolar karşılığında davalıdan daire satın alıp bedelini tamamen ödediği, 1.4.2009 tarihinde kat irtifakı tapusu verilen daire için davalının aynı tarihte fatura 2010/8821-2011/53
düzenlediği, sözleşme tarihinde uygulanan KDV oranının %18 olmasına rağmen 13.3.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %8 olarak belirlenmesi üzerine davalının faturada KDV oranını %8 olarak gösterdiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Dairenin davacıya ne zaman teslim edildiğine dair dosyaya bir bilgi ve belge sunulmamış ise de kat irtifakı tapusunun 1.4.2009 tarihinde verilmesi ve faturanın da aynı tarihte düzenlenmiş olması karşısında KDV yükümlülüğünün de bu tarihte doğmuş olduğunun kabulü zorunludur. Gelir idaresi Başkanlığının 17.4.2009 tarihli yazısı da bu yönde olup, esasen davalının bu yöne bir itirazı da bulunamamaktadır. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte KDV oranı %18 olup, KDV dahil fiyat %18 KDV oranı gözetilerek belirlenmiştir. Davacıdan %18 oranında KDV olmasına rağmen, devlete %8 KDV ödeyen davalı şirket aradaki %10 KDV farkına tekabül eden kısım kadar davacı aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmiştir. Bu durumda davacının %10 KDV farkına tekabül eden miktarı davalı şirketten talep etmekte haklı olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 11.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.