YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8830
KARAR NO : 2011/3949
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … A.Ş vekili avukat … gelmiş diğer davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisi ve %50 ortağı olan dava dışı … … ile davalılar arasında 19.3.2005 tarihli 3 adet sözleşme yapıldığını, tekstil ve konfeksiyon ihaleleri ile ilgili olarak davalı şirketler adına ihale teklif dosyalarının hazırlanması, ihalelere temsilen katılıp teklif verilmesi işini üstlendiklerini, davalılarında ihalelerin kazanılması halinde ihale bedeli üzerinde kendisine ve dava dışı şahsa %5 oranında meblağ ödenmesinin kararlaştırıldığını davalıların bu bağlamda kendilerini vekil tayin ettiklerini, üstlendiği işin layıkıyla yerine getirmesine rağmen davalıların %5 oranındaki meblağı ödemediklerini, ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere itirazın 20.000 TL üzerinden iptalini istemiş, 8.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 815.640,00 TL’na yükseltmiştir.
Davalılar, sözleşmeyi davacı … dava dışı şahıs ile birlikte yine dava dışı … ve …’ın imzaladıklarını, kendilerinin sözleşmelerde imza ve kaşelerinin bulunmadığını, kendilerine husumet yönel- tilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
2010/8830-2011/3949
Mahkemece, davalı şirketlerin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı … … ile yine dava dışı … ve … arasında 19.3.2005 tarihinde dava konusu sözleşmelerin imzalandığı, bu sözleşmelerde davalı şirketlerin imza ve kaşelerinin bulunmadığı ve sözleşmelerin davalı şirketleri temsilen imzalandığına dair bir ibarenin yer almadığı sözleşme içeriklerinden anlaşılmakta olup, esasen bu hususlar tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, davalı şirketlerin bu sözleşmeler ile bağlı olup olmadıkları bir başka deyişle bu sözleşmelere dayanılarak davalılardan talepte bulunup bulunulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı …..A.Ş’nin 8.6.2005 tarihli, diğer davalı …..A.Ş’nin de 19.7.2005 tarihli vekaletnameler ile davacı … dava dışı şahısları sözleşme konusu işleri yapmaları için vekil tayin ettiklerini, davacının da sözleşme ve vekaletname kapsamında davalılar adına ihalelere ilişkin evrakları hazırlayıp ihalelere iştirak ettiği sabittir. Öte yandan sözleşmeyi imzalayan dava dışı … ve …’ın davalı Şirketlerin yönetiminde yer aldıkları da anlaşılmakta olup, davalı şirketlerin aynı holding bünyesinde bulunduklarıda anlaşılmaktadır. Kaldıki, dosya içinde bulunan ve … A.Ş tarafından düzenlenen 20.2.2008 tarihli ve yine … A.Ş tarafından düzenlenen 5.7.2006 tarihli ihtarlar incelendiğinde, davalı şirketlerin, dava dışı … ve … tarafından imzalanan sözleşmeleri benimsediklerinin kabulü gerekir. Tüm bu açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 13.9.2005 tarihli sözleşmeleri benimseyen davalı şirketlere husumet tevcih edilebileceğinin kabulü zorunludur. Mahkemece, davalı şirketlere husumet yöneltilebileceği benimsenerek, işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.