Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8838 E. 2011/56 K. 11.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8838
KARAR NO : 2011/56
KARAR TARİHİ : 11.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın kredi kartını kullandığını, 15.3.2008 tarihinde davalının ATM’de işlem yaparken kartın sıkıştığını, bu esnada ATM’nin yanında bulunan 2-3 kişinin ATM yanındaki telefondan direkt olarak bankayı arayarak kartını iptal ettirmesini söylediklerini, bunun üzerine bu telefondan bankanın çağrı merkezini aradığını ve karşı tarafdaki kişinin yönlendirmesi sonucu kartın şifresini telefon tuşlarını kullanarak girdiğini ve kartın iptal olduğu düşüncesiyle ATM’den ayrıldığını, ayrılmasından sonra takip eden kişilerin dışarıdan ATM’ye müdahele ederek hazırladıkları sistemi devreye sokmak suretiyle kartı çıkardıklarını ve kart ile ATM’den nakit para çekerek ve alışveriş yaparak kart limitini sonuna kadar kullandıklarını, bunlardan gece yarısı bankanın kendisini araması ile haberdar olduğunu, davalı bankanın ATM’lere dışarıdan müdaheleyi önleyecek tedbirleri almayarak ve ATM’de kamera bulunmasına rağmen müdahale etmeyerek kusurlu davrandığnıı belirterek çalıntı kart ile yapılan ödemelerle ilgili olarak borçlu olmadığının tesbiti ile ödediği paranın istirdadını istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunurken, davacının kartın ve şifresinin güvenliğinden sorumlu olduğunu, kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, olayda davalı bankanın tamemen sorumlu olduğunu bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek 14.120.30 TL.nın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/8838-2011/56
2-Davacının kullandığı kredi kartının, davalı bankaya ait ATM’de dava dışı üçüncü şahısların önceden kurdukları sistem nedeniyle sıkıştığı ve yine o şahısların yönlendirmesi sonucu ATM yanında bulunduğu ileri sürülen telefon ile davalı bankanın çağrı merkezinin arandığı ve ancak bu esnada kartın şifresinin telefon tuşları kullanılarak girilmesi sonucu kartın şifresinin de 3.şahısların eline geçtiği ve akabinde kartın meçhul şahıslarca ATM.den çıkarılarak kullanıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki kullanılan kartın şifreli olduğu ve kartla birlikte şifreninde kullanılarak dava konusu işlemlerin yapıldığı sabittir. Kartın zilyeti olan davacı kartın kullanımından ve korunmasından sorumlu olduğu gibi, kartın kullanılması için gerekli olan şifrenin korunmasından da sorumludur. Şifrenin korunmasından sorumlu olan davacı, şifrenin meçhul kişilerce öğrenilmesinden bu suretle kartın kullanılmasından da sorumlu olduğu için dava konusu olayda davalı banka ile birlikte sorumludur. Bir başka deyişle, olayın oluşumunda davacıda davalı ile birlikte müterafik sorumludur. Bu itibarla oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak tamamen davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilerek sonuca varılması olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek ve davacının da olayda müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek bu hususta konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-HUMK.nun 388/son maddesi uyarınca hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Temyize konu kararda hükmedilen miktara yürütülecek fazin başlangıç tarihlerinin gösterilmediği, ödeme tarihlerinden itibaren denmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm oluşturulduğu anlaşılmakta olup, hükmün az yukarıda açıklanan yasa hükmüne uygun bulunmadığı izahtan varestedir. Mahkemece değinilen bu hususunda gözardı edilerek infazda tereddüt yaratacak nitelikte yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 208.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.