Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9134 E. 2010/16619 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9134
KARAR NO : 2010/16619
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı,101 konuttan oluşan Yontown tepeören villaları sitesi içinde bağımsız bölüm maliki olduğunu,davalı firma ile “Dökme LPG ikmal ve Ariyet sözleşmesi “imzalandığını,sözleşme ile davalı LPG temin etmeyi, kendisinin de bedelinin ödenmesini taahhüt ettiğini,abone bedeli olarak 400€ + KDV verdiğini,2009 mart ayından itibaren igdaş abonesi olarak her iki sistemi birlikte kullanmaya devam ettiğini,bunun üzerine hakkında sözleşmenin 10. maddesi gereğince icra takibi yapıldığını,kısmi itirazda bulunduğunu,sözleşmenin 10. maddesinin 4077 sayılı yasanın 6. maddesine göre haksız şart niteliğinde olduğunu belirterek davalı firmaya 4.510,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, genel mahkemeler görevli kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere 2010/9134-16619
hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki temel ilişkinin LPG satışına ilişkin olup,ariyet sözleşmesinin ise satım sözleşmesine bağlı fer’i nitelikte bir sözleşme olduğu ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Aksine düşünce ile uyuşmazlığın ariyet sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesi ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.