YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9164
KARAR NO : 2010/18190
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Banka, tüketici kredi sözleşmesi borçlusu olan davalının ihtara rağmen borcunu ödemediğini, yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, tüketici kredisi borçlusu olan davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek muaccel olan alacağın tamamı için icra takibinde bulunmuştur. 4822 sayılı kanunla değişik, 4077 sayılı kanunun 10. maddesi gereği, muacceliyet şartının gerçekleşmesi için bunun sözleşmede kararlaştırılmış olması, tüketicinin birbirini izleyen en az 2 taksidi ödememesi ve en az 1 hafta süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması gerekmektedir. Sözleşmenin 7.maddesinde muacceliyet hakkı düzenlenmiş, davacının üst üste 2 taksitten fazlasını ödemediği belirlenmiş ise de, ihtarnamenin yasada belirlenen şartları taşımadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi muacceliyet şartı gerçekleşmemiştir. Ancak icra takibi 18.5.2009 tarihinde yapılmış olup davacı bankanın bu tarihe kadar ödenmeyen taksitlerini talep etme hakkı vardır. Ne var ki, davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, Mahkemece davalının bu savunmasının sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle bu konuda araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. Öyle olunca, öncelikle sözleşmedeki imzanın 2010/9164-18190
davalının eli ürünü olup olmadığı belirlenmeli, davalı eli ürünü olduğunun anlaşılması durumunda davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitler belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 32,75 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.