Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9234 E. 2010/18193 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9234
KARAR NO : 2010/18193
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı şirket ile yapılan 29.7.2002 tarihli protokol gereğince sitede kullanılan elektrik bedelinin yarı yarıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 13.10.2004 ile 13.10.2005 tarihleri arasındaki davalı hissesine düşen elektrik bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının itirazının iptaline ve takip miktarının %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 12.868,40-YTL asıl alacak, 4.666,33-YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.534,73-YTL üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren %9 faiz uygulanmak suretiyle takip başlatmış olup, mahkemece “davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2010/9234-18193
3-İnkar tazminatına sadece asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekirken, mahkemece işlemiş faizi de kapsayan tüm alacak üzerinden inkar tazminatına karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın, “Hüküm” başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan “…itirazın iptali ile” ibaresinden sonra gelecek şekilde, “asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle” sözlerinin eklenmesine, (3) no.lu bentte açıklanan nedenle ikinci bendinde yer alan “takip” sözünün hükümden çıkarılarak yerine “asıl alacak” sözlerinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 133,80 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.