YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9299
KARAR NO : 2010/18262
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kurum ile imzaladığı sözleşme gereğince kurum mensuplarına ilaç temin ettiğini, davalının, teftiş kurulu raporunu gerekçe göstererek 7.12.2007 tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, söz konusu raporda, kuruma fatura edilen reçete ve belgelerde tahrifat yapıldığının belirtildiğini, oysa ki herhangi bir usulsüz işleminin bulunmadığı gibi, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ileri sürerek, muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemde usulsüzlük olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,fesih nedeni iddialar hususunda yapılan soruşturma sonucu davacının suçlu olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fesih kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı kurum arasında kurum mensuplarına ilaç satışı hususunda sözleşme imzalandığı,yapılan teftiş sonucu Bağ-Kur tarafından sözleşmenin “Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar” bölümünün 6.3.18 bendindeki “Kuruma Fatura edilen reçetede yada reçete ekinde bulunması gereken belgelerde (tıbbi bilgi ve belgeler de dahil olmak üzere) eczane tarafından tahrifat yapıldığının tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarından cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz.”hükümlerine aykırılık iddiasıyla taraflar 2010/9299-18262
arasındaki sözleşmenin feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece Savcılık soruşturması sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığı,davacı hakkında açılmış bir ceza davası yada mahkumiyet kararı bulunmadığı ve sahte reçete düzenlediği ispat edilemediği davacının suçlu olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Savcılıkça takipsizlik kararı verilmesi hukuk hakimini bağlamaz.Ceza hukukunun sorunluluk ilkeleri ile sözleşme hukukunun sorumluluk ilkeleri farklıdır. Hukuk hakimi delilleri serbestçe takdir etmelidir. Hal böyle olunca mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye, dinlenilen tanık beyanları da değerlendirilmek suretiyle aykırılık olup olmadığı hususu irdelenip, gerekirse uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık rapor da alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.