YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9646
KARAR NO : 2011/2320
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, petrol istasyonu işlettiğini, davalının farklı tarihlerde yakıt almasına rağmen bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iki veresiye fişindeki imzalar dışında diğer veresiye fişlerindeki imzaların kendisine ait olduğunu, kendisi adına benzin almak için kimseye talimat vermediğini, borcu varsa ödeyeceğini, bir kısım borçlarını da ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 9.928,40-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki hukuki ilişki akaryakıt satımından kaynaklanmaktadır. Davalı, davacının dayandığı veresiye fişlerinden ikisinin altındaki imzayı inkar etmiş, diğer veresiye fişlerindeki imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, Erbaa ilçesinde petrol istasyonlarında müşteri ve müşteri yakınlarına veresiye fiş karşılığında yakıt satışı yapılıp yapılmadığı yolunda herhangi bir ticari teamül bulunup bulunmadığı Erbaa Sanayi ve Ticaret Odası’ndan sorulmuş, anılan kurumun 25.06.2009 tarihli yazısı ile böyle bir teamülün bulunduğu bildirilmiştir. Mahkemece, HUMK’nun 293. maddesinin koşulları oluştuğundan davacı tanıklarının 2010/9646-2011/2320
Beyanları esas alınarak, davacının imzasını inkar ettiği veresiye fişlerindeki yakıtın davalı tarafından alındığı sonucuna ulaşılmıştır.
HUMK’nun 293/4 maddesi hükmü gereği, halin icabına ve iki tarafın vaziyetlerine nazaran senede raptı müteamil olmayan muamelelerde de tanık dinlenebilir. Erbaa Ticaret ve Sanayi Odasının cevabi yazısında, Erbaa ilçesinde petrol istasyonlarında müşteri ve müşteri yakınlarına veresiye fiş karşılığında yakıt satışı yapıldığı yolunda bir ticari teamül bulunduğu bildirilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK 293/4 maddesi hükmüne dayanılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkes tarafından uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamuoyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, teamüle dayanılarak tanık dinlenebilmesi için o yörede müşteri adına müşteri yakınlarına da akaryakıt satışı yapılmasının mutad olması gerekir. Bir kısım müşteri yakınlarına veresiye fişi ile akaryakıt satışı yapılmıyor ise böyle bir teamülden söz edilemez. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, tüm müşteri yakınlarına müşteri adına veresiye fişi ile akaryakıt satışı yapıldığı yönünde bir teamül bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca mahkemece, HUMK’nun 293/4. maddesinde ki şartlar gerçekleşmediği halde tanık dinlenilmesi doğru değildir. Davalının imzasını inkar ettiği veresiye fişleri, davalıyı bağlamaz. Davacı, bu iki veresiye fişi yönünden iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, davalının imzasını inkar ettiği iki veresiye fişi yönünden, davacının yemin teklif etme hakkı olduğu da hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle, bu veresiye fişlerindeki yakıtın da davalı tarafından alındığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan bedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 134,05 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.