YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9916
KARAR NO : 2011/5656
KARAR TARİHİ : 13.04.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın inşaa ettiği binalarda bulunan bir adet daireyi, 10.09.2008 tarihli konut satış sözleşme ile satın aldığını, toplam 65.000.00. USD ödeme yaptığını ancak daha sonradan ekonomik kriz nedeniyle sözleşmeye konu konutu satın almaktan vazgeçtiğini, yapılan sözleşmenin 14. maddesi gereğince, geri kalan taksitler için senet vermediğinden yürürlüğe girmeyen satış sözleşmesine dayalı olarak önceden yaptığı ödemenin iadesi için icra takibi yaptığının ancak bu takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalıların vaki itirazlarının iptali ile %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile …2. İcra Müdürlüğünün 2008/25786 takip sayılı dosyasında davalıların 65.000 USD’ ye yönelik itirazlarının iptaline, takibin bu miktar üzerinden alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmayacak şekilde TC. Merkez Bankasınca 1 yıllık vadeli USD’ ye uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, itiraz edilen asıl alacağın ( 65.000 USD’ nin takip tarihindeki TL karşılığının) % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK.nun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun birinci maddesinde belirtilen amaçlarda mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal, alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişin bir hukuki işlemin olması gerekir. Diğer bir anlatımla uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülebilmesi için, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunması gereklidir.
Dava konusu olayda davacının, davalılar tarafından inşa edilmekte olan ve 13.08.2008 tarihinde davalılar adına kat irtifakı kurulan taşınmazdan F blok 3. kat 21 nolu bağımsız bölümü 10.09.2008 tarihli haricen düzenlenen satış sözleşmesi ile davalılardan satın aldığı anlaşılmaktadır. Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir. O nedenle davacı geçersiz sözleşmeye dayanarak, Tüketici mahkemesinden talepte bulunamaz. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, genel mahkeme görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.482.00 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 13.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.