Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9997 E. 2010/17318 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9997
KARAR NO : 2010/17318
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, arsa sahibi sıfatıyla davalı ile birlikte dava dışı müteahhit şirketle kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme hükümlerine göre bina inşa edildiğini,bu sözleşmeye göre arsa sahipleri arasında daire paylaşımında binanın oturumundan kaynaklı daha sonra doğabilecek metraj farkından dolayı ve arsa metrajlarından kaynaklı fark doğduğunda fazla metrajlı daireyi alan ortağın diğer metrajlardan dogan bedel farkını ödeyeceğinin kararlaştırıldığını,davalının ihtarnameye verdiği cevapta arsalar arasında 14 m2 arsa farkı olduğunu kabul ettiğini,davalıya verilen dairelerin kendilerine verilen dairelerden metraj ve şerefiye üstünlüğünün bulunması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bu farklardan kaynaklanan bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davacılara verilen 3 ve 6 nolu dairelerin tapudaki arsa payı toplamının 108/544 iken,kendisine verilen 4 ve 5 nolu dairelerin arsa payı toplamının 112/544 olduğunu,inşaatan önceki arsa payı kıyaslandığında 4.84 m2 karşılık geldiğini,davacıların kendisinden talep edebileceği farkın bu 4.84 m2 ilişkin olduğunu,sözleşmede şerefiye bedeline ilişkin bir düzenleme bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler benimsenerek,tarafların kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa sahipleri olarak eşit bağımsız bölümler edinmeyi amaçladıkları kabul edilerek davacı tarafa verilen daireler ile davalı tarafa verilen dairelerin metraj farkından doğan bedel yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir
2010/9997-17318
isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki iki nolu bendin kapsamı dışında kalan,davalının aşağıdaki üç nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar ve davalının arsa sahibi olarak dava dışı müteahhit şirketle yapılan 26.03.2004 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahipleri arasındaki daire paylaşımına dair düzenlemede,bilirkişi raporunda belirtildiği üzere uygulama projesinin o tarihte hazır olmamasına bağlı olarak davacılara ve davalıya verilecek dairelerin bulunacağı katlar ve hangi sokağa cepheli olacağının belirlendiği,her iki tarafa da iki adet daire verilmesinin kararlaştırıldığı,dairelerin büyüklüğü belirli olmadığından dolayı bu düzenlemeden sonra yer alan paragrafta aynen “arsa sahipleri arasındaki daire paylaşımlarında binanın oturumundan kaynaklı daha sonra doğabilecek metraj farklarından dolayı ve arsa metrajlarından kaynaklı fark doğduğunda fazla metrajlı daireyi alan arsa ortağı diğer arsa ortağına metrajlardan doğan bedel farkını ödeyeceklerdir.”şeklinde düzenleme yapılmıştır.Bu düzenleme ile açıkça daireler arasındaki metraj farkı ile birlikte dairelerin konumuna bağlı farktan doğan bedelinde diğer tarafa ödeneceği taraflarca kararlaştırılmıştır.Bu durumda mahkemece sözleşmede kararlaştırıldığı üzere taraflara verilen dairelerin metraj farkı ve tarafların arsa payları farkı ve konumu gözetilerek ödenecek bedel farkına ilişkin ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle veya yeniden oluşturularak bir bilirkişi heyetinden alınacak raporun değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken sözleşmenin yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Hakim, HUMK 74. maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına hükmedemez. Davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen mahkemece talebin aşılması suretiyle hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına , üçüncü bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ve yine peşin alınan 238.00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.