YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10135
KARAR NO : 2011/17772
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı şirketle davalı arasında yapılan 29.06.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, davalı ile dava dışı şirket bu kez 30.10.2007 başlangıç tarihli aynı taşınmaz ile ilgili yeni bir kira sözleşmesi imzaladıklarını yeni kira sözleşmesinde kefil olmadığı halde davalının 2008 yılı Ağustos ,Eylül, Ekim, Kasım aylarına ait kira bedellerinin tahsili talebi ile aleyhine icra takibi başlatığını,30.10.2007 tarihli kira sözleşmesinde taraf olmadığı gibi 29.06.2006 tarihli kira sözleşmesinden doğan kefilliğininde sona erdiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacak üzerinden hesaplanan 13.200 TL % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/10135-17772
2-İ.İ.K.nun 67/2. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi icin icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötüniyetli olması da şarttır. Bir başka deyisle kötüniyetli olmayan veya kotuniyetlı oldugu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olay değerlendirildiğinde kötüniyetli olduğu ispatlanamayan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece bu yön gozardı edilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne varki yukarıda belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi geregince hükmün duzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistır.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte acıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının ikinci bendinde yer alan (asıl alacak üzerinden hesaplanan 13200 TL nin % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine )) cümlesinin karardan çıkartılmasına, mahkeme kararının birinci bendinin sonuna eklemek üzere aynen (şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.