YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10189
KARAR NO : 2011/20918
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında yapılan 12.08.2003 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğunu, protokolde belirtilen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının protokol şartlarına uymadığını, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek 300.000.-Euro’nun yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, karşı davası ile de, davalıya ödenen 227.000 euronun faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 12.08.2003 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğu anlaşıldığı gibi,2.maddesi ile de… Mağazası’ndaki davacı …’a ait tüm ticari malların karşılıklı anlaşılan fiyatlardan …’e devredildiği belirtilmiştir. Kaldı ki adi ortaklık sözleşmesi gereğince davalının ödemeler yaptığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda taraflar arasında BK’nun 520 ve devamı maddelerde yer alan şekilde bir adi ortaklık kurulduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca aradaki ihtilafında BK 520 vd. maddeleri uyarınca çözülmesi gerekir. Yine tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından eldeki dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir. Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip, ortakların
birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Tasfiye için öncelikle yönetici ortaktan hesap istenmesi, tayin edilecek süre içinde hesap listesi verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap listesi vermekten kaçındığı kabul edilerek buna göre tasfiyenin yapılması gerekir. Öte yandan adi ortaklığı düzenleyen yasa hükümleri uyarınca tasfiyenin karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılmasının gerekli olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. O halde tüm bu nedenlerle; adi ortaklığın tasfiyesi için, öncelikle kurulduğu tarihten bu yana ortaklığın harcamalarıyla ilgili tüm belgelerin ibrazı sağlanmalı, taraflardan yapılan tüm … ve harcamalara ilişkin hesap listesi istenmeli, hesap listesinin verilmesi ve ancak hesap listesinin üzerinde uyuşmazlık çıkması halinde taraflardan delileri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, taraflar arasında tasfiye konusunda anlaşma olmaz ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra, konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla verilen hesap listesinin sunulan belgeler ile denetim sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortakların her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve verdikleri sermaye iade edilmeli ve daha sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bu şekilde gerçekleştirilmelidir. Bu ilkeler çerçevesinde, adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 5.305.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.