Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10407 E. 2011/19571 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10407
KARAR NO : 2011/19571
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı … ve Arkadaşları müşterek dava dilekçelerinde; Tarafların ortak miras bırakanı …’ün akciger kanseri tedavisi gördüğü, imza atacak halinin kalmadığı dönemde davalı …’ün, maaşını alma yetkisi yanında gayrimenkullerini satma yetkisi de tanıyan vekaletname düzenlettiğini, …’ün gayrimenkul satma yetkisinden haberdar olmadığını; davalının bu vekaletname ile … Muhtesip … Mh. … paşa sokakta bulunan 164 pafta, 1546 ada, 10 parsel sayılı ana yapıdaki 2. Kat 3 nolu bağımsız bölümün diğer davalıya sattığını iddia ederek, satışın iptali ile dairenin payları oranında davacılar adına tescili ile bu mümkün olmadığında istemin tenkis şeklinde değerlendirilip davacıların saklı payının tapuya tescilini istemişler, yargılama esnasında ise dava konusu dairenin davanın devamı sırasında satılmış olması sebebiyle istemlerini tazminata dönüştürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak 1/3 miras payına karşılık şimdilik 50.000 YTL tazminatın miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan birlikte alınmasını istemişlerdir.
Davalı … cevabında: Daireyi …’den satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, kendisine karşı dava açılamayacağını, daireyi dava dışı … …’e sattığını belirterek husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
Davalı … cevabında: Dava konusu dairenin kendisi tarafından değil tedavi masraflarını karşılamak amacıyla miras bırakan … tarafından satıldığını savunup davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece … hakkındaki tazminat isteminin kabulü ile 50.000,00TL tazminatın 14.04.2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı … den alınıp davacılara birlikte verilmesine; Davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … ve Arkadaşları eldeki dava ile; 1/3 miras payına karşılık şimdilik 50.000 YTL tazminatın yasal faizi ile davalılardan birlikte alınmasını istemişler ise de; Davacılar vekili 25.05.2007 tarihli celsede davacı … hakkındaki davayı takip etmediklerini beyan etmiş, davalıların da bu davacı bakımından davayı takip etmedikleri anlaşıldığından, Mahkemece bu konuda yenileninceye kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında davacı …’ün adının davacılar kısmında yazılmakla birlikte, hüküm fıkrasında bu davacı ile ilgili hüküm tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.