Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10751 E. 2011/15549 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10751
KARAR NO : 2011/15549
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

… vekili avukat … ile 1-… 2-… 3-… aralarındaki dava hakkında İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.11.2009 gün ve 108-195 sayılı hükmün Dairemizin 1.2.2011 tarih ve 6045-1349 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, İnebolu Noterliği’ nin 04.09.1996 tarih ve 2682 yevmiye sayılı sözleşme gereğince arsalarına davalı müteahhit … aracılığı ile bina yaptıran davalılar … ve …’ dan kendilerine düşen B Blok 1. katta ve 2. katta iki adet daireyi yine aynı Noterliğin 06.04.2000 tarih ve 1166 yevmiye sayılı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, bedelini de ödediğini daha sonradan bu taşınmazların davalı … tarafından 20.12.2001 tarihinde tapudan kendisine devredildiğini, kendisinin de bu taşınmazlardan birini … …’ e 24.12.2001 tarihinde … ‘ e 02.01.2002 tarihinde devrettiğini, kendisinin satın aldığı ve devrettiği taşınmaz ile ilgili olarak … , … , … , … , … ve … tarafından davalılar … ve …’ un da aralarında bulunduğu diğer davalılar aleyhine kök muris …’ nın miras hissesine sahip oldukları iddiası ile 2001 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve davanın karara bağlandığını, ancak, kararın infaz kabiliyetinde problemler yaşanması nedeniyle … ve arkadaşları tarafından 2004 yılında bu sefer taşınmaz üzerinde yapılan binadan daire alanlar da davalı olarak gösterilerek tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve bu dava sonucunda da tapuların davayı açanlar yararına tapunun miras hisseleri oranında iptaline ve bu mirasçılar adına tesciline karar verildiğini, bu kararla birlikte daireyi satın alan … ve …’ in yeni mirasçıların açacakları ecrimisil vs. gibi diğer davalardan dolayı büyük zarara uğrayacaklarını, bu zararın sorumluluğunun tamamen arsa sahipleri olan davalılardan kaynaklandığını ancak davalıların zararı gidermek için hiç bir gayret göstermediklerini, daireleri kendisinden satın alanların talepleri üzerine onların zararlarını karşılamak için mahkeme kararı ile taşınmazda hisse sahibi olanlarla 19.07.2007 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi yaparak kendilerine 40.000TL ödediğini ve bunun karşılığında da bu hisse sahiplerinin satın alarak sattığı 2 daire yönünden her türlü mülkiyet haklarından vazgeçmesini sağladığını, ödediği miktar için 2011/10751-15549
Davalılara rücu etme zarureti doğduğunu bu nedenle 40.000TL’ nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … ve …, davanın reddine Karar verilmesini dilemişlerdir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; davalı … bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında gösterilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan, davalı …’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekir.
2-Davacının davalılar … ve …’dan kendilerine düştüğü bildirilen 2 adet daireyi İnebolu Noterliğinin 06.04.2000 tarih ve 1166 yevmiye sayılı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı ve bedelini de ödediği, taşınmazların 20.12.2001 tarihinde tapudan kendisine devredildiği, kendisinin de bu taşınmazlardan birini … ‘ e 24.12.2001 tarihinde birini de …’ e 02.01.2002 tarihinde devrettiği, davalılar tarafından kendisine satılan ve kendisinin de başkalarına sattığı dairelerin bulunduğu arsa ile ilgili olarak dava dışı …, …, …, …, … ve … tarafından davalılar … ve … ile dava dışı … , …, … , …, … ve … aleyhine kök muris …’ nın miras hissesine sahip oldukları ve yolsuz tescil iddiası ile 22.10.2001 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 07.02.2003 tarih ve 2001/122 Esas 2003/14 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile dava dışı üçüncü şahısların miras hisseleri oranında tapu iptal ve tesciline karar verildiği ve verilen bu kararın 01.03.2004 tarihinde kesinleştiği ancak arsa üzerinde bina yapılması ve bu binadaki dairelerin başkalarına satılması nedeniyle kararın infazının sağlıklı olarak yapılamaması nedeniyle dava dışı …, …, …, …, … ve … tarafından 02.08.2004 tarihinde bu binadan daire alan …, … ve … ‘ in de aralarında bulunduğu davalılar aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 15.09.2005 tarih ve 2004/142 Esas 2005/151 Karar sayılı kararı ile davalıların davacı …’ e, davacının da … ve … ‘ e sattığı bağımsız bölümlerin de aralarında bulunduğu bağımsız bölümlerdeki tapu kayıtlarının İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2001/122 Esas ve 2003/14 Karar sayılı kesinleşmiş ilamında belirtilen hisseleri oranında iptali ile dava dışı üçüncü şahıslar adına tesciline karar verildiği ve verilen bu kararın kesinleştiği, kesinleşen bu karar üzerine davacı …’ in davalılardan satın aldığı ve daha sonra sattığı … ve …’ in bağımsız bölümler için dava dışı üçüncü şahıslara bu bağımsız bölümdeki haklarından feragat etmeleri karşılığında ödeme yaptığı dosya kapsamı ile 2011/10751-15549
sabittir. BK’ nun 189. maddesinde; satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mes’ul ve zamin olacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre ayıp ister subjektif bir haktan, ister objektif bir hukuk kaidesinden doğsun, satıcı, devrini kabul ve taahhüt ettiği hakkın kendi malvarlığında mevcut olduğu yönünü de zamindir. Bu nedenle, devredilen hak, herhangi bir sebepten, devri taahhüt edilen hakka uygunluk göstermiyorsa, satıcı sorumludur.Açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı,dava konusu taşınmazları sattığı … ve … aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihteki taşınmazların rayiç değerlerini isteyebilir.Öyle olunca mahkemece davaya konu taşınmazları davacıdan satın alan dava dışı … ve … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarih itibariyle davaya konu taşınmazların rayiç değerleri tespit edilerek davacının üçüncü şahıslara yaptığı ödeme miktarı ve talebi de gözetilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken zuhulen davalıların zapta karşı tekeffül hükümlerine göre davacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu,bu halde, davacının 3. şahıslara yaptığı ödeme miktarının usulüne uygun olarak belirlenerek bu miktarın tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından Dairemiz bozma kararının ikinci bendi kaldırılmalı, mahkeme kararı yukarda belirtilen gerekçe ile bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ün ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ün karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 1.2.2011 tarih ve 2010/6045 esas 2011/1349 karar sayılı ilamının 2 numaralı bendinin kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarda belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.