Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10846 E. 2011/18202 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10846
KARAR NO : 2011/18202
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı; davalı ile arkadaş olduklarını,davalının kredi borçlarının biriktiğini bu borçlarının ödenmesini istemesi üzerine … İş Bankası’nda bulunan hesabından havale yaparak davalının … bankası … şubesine olan borcunu ve davalının yasal takibe intikal etmiş olan İş Bankası kredi kartı borcunu,avukatlık ücretini yasal takip masrafları ile birlikte ödediğini,davalının kısa süre sonra borcunu ödeyeceğini belirtmesine rağmen alacağın tahsil edilemediğini,bunun üzerine … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4595 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek; davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı; davanın 1 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra açıldığını,aynı günlerde eşine ait 30/12/2008 tarihli 1354453 numaralı 20.000 TL bedelli çek verildiğini,gününden önce çekin bankaya ibraz edilerek … 1.İcra müdürlüğünün 2008/6339 esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını,bu dosyada borcun ödendiğini,çekin tamamen bu ödemeler için verildiğini, davacının alacağı ikinci kez tahsil etmek için icra takibi yaptığını,belirterek; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; “davalı davacıya borcu olduğunu kabul etmekle birlikte bu borcun, dava dışı 3. kişi konumundaki eşi …tarafında davacıya verilen 20.000,00 TL’lik çek ile ödendiğini ileri sürmekte ise de, bu ödemenin takip konusu borçla ilgisi olmadığı,tutarın ödenmesi için herhangi bir vade öngörülmediği, alacağın takipten önce muaccel olmadığı, temerrüdün gerçekleşmediği, bu sebeple takip öncesine ilişkin faiz talep 2011/10846-18202
edilemeyeceği gerekçesiyle;davanın kısmen kabulü ile 18.240,00 TL üzerinden takibin devamına,asıl alacak olan 18.240,00 TL.na takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine” karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalıya ait kredi kartı borçlarını ödediğini,ancak davalının kendisine bir ödeme yapmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Davalı ise,gerçekten de davacının,kredi kartı borçlarını ödediğini,ne var ki,dava dışı kocası …tarafından 30/12/2008 tarihli 20.000 TL meblağlı çek verilmek suretiyle borcun söndürüldüğünü savunmuştur.Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık,… tarafından keşide edilerek davacıya verilen ve bilahare tahsil edilen çek bedelinin başka bir borca ait olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Davacı,12.07.2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde,gerek davalıya gerekse eşi Vedat’a kredi kartı ödemesi yanında elden borç paralar verdiğini açıkladıktan sonra “görüldüğü gibi,davalının ve eşinin 38.240 Tl borcu bulunmaktadır.Davalı kısa bir sürede ödeyeceğini belirterek aldığı borçları zamanında ödememiştir.Daha sonra …borcun bir bölümüne karşılık olarak 20.000 TL.lik çek vermiş,diğer bölümü ise eşinden almasını söylemiştir.Fakat verdiği 20.000 TL.lik çeki de ödememiştir.Çek takip sonucu taahhüt ettiği borcu da …tutuklanınca …’daki bir yakını ödemiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Bu açıklama ve kabul karşısında davacının,ödediği kredi kartı borçları ile birlikte toplam 38.240 TL.ödeme yaptığını kanıtlaması gerekir.Mahkemece bu husustaki ispat külfetinin davacıya geçtiği kabul edilerek,taraf delillerinin bu ilkelere göre değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.