Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1112 E. 2011/2941 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1112
KARAR NO : 2011/2941
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıya 3.000,00 TL ödünç vererek karşılığında senet aldığını, alacağının ödenmemesi üzerine faiziyle birlikte tahsili için takip başlattığını, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 3.000,00 TL asıl alacak ile 10.533,43 TL işlemiş faiz ile ilgili itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ödünç sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, takip dayanağı olan 15.4.1999 tanzim ve 10.5.1999 vade tarihli bono, kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olduğundan, H.U.M.K.nun 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgedir. Davacı, temel ilişkiye dayanarak alacağının tahsilini talep etmiş olup, davalı ise takip dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, “…alacaklıya borcumu ödedim. Ancak senedi geri almadım.” Demek suretiyle ödünç ilişkisini kabul ederek, ödeme suretiyle borcun sona erdiğini savunmuş olduğundan, ödeme konusundaki ispat yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı, savunmasını yasal delillerle ispat edemediğinden mahkemece davanın 2011/1112-2941
kabulüne karar verilmişse de, takip dayanağı olan senette “ödeyecek” başlıklı bölümün karşısında dava dışı …’nin adı, bunun hemen altında da herhangi bir açıklama yapılmadan davalının adı yazılı olup, az yukarda da açıklandığı üzere, senet kambiyo senedi niteliğini kaybettiğinden, senette borçlu olarak imzası bulunan davalı ve dava dışı üçüncü kişinin, kambiyo senetlerinde olduğu gibi, senet bedelinin tamamından müteselsilen sorumlulukları söz konusu değildir. Her ne kadar davalı temyiz dilekçesinde, senedi kefil olarak imzaladığını savunmuşsa da, senet metninde bu konuda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Bu durumda aksi ispat edilemediğinden, davalı ve dava dışı …’nin birlikte imzalamış oldukları senette yazılı olan borç miktarından yarı oranda sorumlu olduklarının kabulü gerekir. O halde mahkemece davalının, takip konusu senet miktarının yarısı ve bu miktara isabet eden faiz miktarından sorumlu olduğu kabul edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek, davalının tüm senet miktarından sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.