Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1113 E. 2011/11060 K. 05.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1113
KARAR NO : 2011/11060
KARAR TARİHİ : 05.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı eczacı, davalı ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur’lu hastalara hizmet verdiğini, SSK … İşleri İl Müdürlüğü’nün 06.09.2007 tarihli yazısı ile, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen inceleme raporunda 2 adet sahte kupür tespit edildiğinden 3 ay süreyle sözleşmenin feshedilmesi gerekirken eczane provizyon ekranının kapalı kaldığı süreler nazara alınarak bunun uygulanmadığını, ancak sahte olduğu tespit edilen kupür bedelinin 5 katı tutarında cezai şartın uygulanmasına karar verildiğini, sahte kupürlü olduğu iddia edilen ilaçları ecza depolarından aldığını, sorumluların ecza depoları olduğunu, kupürlerin sahte olduğunun ancak filigram ve holigram yöntemi ile anlaşılacağını ileri sürerek davalının 5 katı tutarındaki para cezası işleminin iptali istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kurum tarafından 6.9.2007 tarihli yazı ile müfettiş raporuna istinaden davacıya ait eczanede sahte kupür tespit edildiği gerekçesiyle davacı eczacıya sözleşmenin ilgili hükmü gereğince sahte küpür bedelinin beş katı tutarında cezai şart işlemi uygulanmıştır. Davacı, sahte olduğu iddia edilen kupürlere ait ilaçları yasal dağıtım kanallarından aldığını, sahte olduğunu bilmesinin mümkün
olmadığını, yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ve iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, fesih işleminin protokole uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece sahte olduğu ileri sürülen kupürler üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; inceleme konusu “glivec” ile “zyprexa” isimli ilaçlara ait küpürlerin sahte olduğu, davacı eczacının ve çalışanlarının bu sahteliği anlayamayacağı, iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirlenmiştir. Ne var ki, davaya ve davalının işlemine konu küpürlerin sahte olduğu sabit olup bilirkişi raporu ile belirlenen “iğfal kabiliyeti” hususu ceza yargılaması yönünden sonuç doğurur. Davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davacı eczanın eylemi sabit olup davalının uygulaması yerinde ve doğrudur. Öyle olunca davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 05.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.